Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Recep Tayyip Erdoğan’dan 2025 Yılı Bütçesi: Halkın Bütçesi ve Bölgesel Barış Mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 bütçesini “halkın bütçesi” olarak tanımladı. Suriye’nin toprak bütünlüğü, terörle mücadele ve bölgesel barış hakkında önemli mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 bütçesini

Recep Tayyip Erdoğan’dan 2025 Yılı Bütçesi Mesajı: “Halkın Bütçesi”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2025 yılı bütçesinin “halkın bütçesi” olduğunu belirterek şu açıklamaları yaptı:

2025 yılı bütçesinin ‘halkın bütçesi’ olduğunu şu rakamlarla hatırlatmak istiyorum:

  • Deprem bölgesini inşa ve ihya faaliyetlerimiz kapsamında toplam 584 milyar lira ayırdık.
  • Sosyal yardımlar için ayırdığımız miktar 651 milyar lira.
  • Enerji desteği olarak 2025 yılında bütçede 472 milyar lira kaynak tahsis ettik.
  • 2025 bütçemizde istihdama ve üretime 2,6 trilyon liradan fazla bir kaynak ayırdık.
  • Yatırımlar için tahsis ettiğimiz tutar ise 1 trilyon 568 milyar liradır.

Diğer başlıklarda da vatandaş odaklı bir anlayışla bütçemizi şekillendirdik. Bütçemizin en temel vasfı, ülkemizin 22 yıllık kazanımlarını perçinleyen; yatırımları, ekonomik istikrarı ve sosyal refahı önceleyen bir bütçe olmasıdır.

2025 yılı boyunca çiftçimize, esnafımıza, sanayicimize, ihracatçımıza yönelik desteklerimizi sürdüreceğiz.”

“Muhalefet Zihniyetinde Değişim Şart”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerine yönelik eleştirilerinde, değişim ve yenilenme çağrısında bulundu. Erdoğan, muhalefetin siyaset tarzında ilerleme kaydedemediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Biz istiyoruz ki dünya ve Türkiye değişirken muhalefet partileri de kendini değiştirsin, yenilesin, güncellesin.Hadi zihniyet değişmiyor; bari en azından üslup değişsin, tarz değişsin, söylem değişsin.‘Böyle gelmiş ama artık böyle gitmesin’ diyoruz. Ancak her defasında muhalefete dair acı gerçeklerin sert duvarına çarpıyoruz.Dünyayı takip eden, gelişmeleri doğru okuyan, ülkeye ve millete ufuk çizen, hepsinden öte sözünün ağırlığı olan bir muhalefet henüz ülkemizde neşvünema bulmadı.Son bütçe görüşmelerinde de afaki söylemler, ucuz polemikler, buram buram provokasyon kokan açıklamalar dışında hiçbir şey göremedik.Yıllar geçiyor, isimler değişiyor, liderlik koltuğunda oturanlar değişiyor ama muhalefetin siyaset tarzında zerre miskal tekâmül yaşanmıyor.

“Suriye Halkının Zaferine Destek Vermeye Devam Edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’deki yeni dönemi değerlendirerek Türkiye’nin süreçteki konumunu ve katkılarını vurguladı. Erdoğan, Suriye halkının başarısına yönelik desteğin devam edeceğini şu sözlerle ifade etti:

“Suriye’de yeni yönetimde görev alan isimleri hepimiz gururlanarak takip ediyoruz.Türkiye’de eğitim almış, milletimizle gönül bağı olan kardeşlerimizi çeşitli makamlarda gördükçe Rabb’imize bir kez daha hamdediyoruz.Suriye devriminin lideri Sayın Ahmed Şara ile yakın diyalog halindeyiz. Suriye’nin komşusu ve kardeşi olarak yeni süreci en iyi okuyan, en iyi tahlil ve tetkik eden ülke konumundayız.‘Doğru duvar yıkılmaz’ inancıyla Suriye krizinin ilk anından itibaren hep tarihin doğru tarafında yer aldık. Rabb’im bizi önce Suriyeli mazlumlara, sonra da bize inanan ve itimat eden aziz milletimize mahcup etmedi.Bugün sadece Suriye halkının değil, Türkiye’nin adını duyunca gözleri parlayan yüz milyonlarca kardeşimizin yüzüne de vakarla bakabiliyoruz.Şüphesiz bu süreçte en ağır imtihanımız, 14-28 Mayıs seçimleri döneminde yürütülen alçakça kampanyaya karşı göğsümüzü siper etmemiz olmuştur. Esas meselenin seçim kazanmak değil, her şeyden önce gönül kazanmak olduğunu bir kez daha gördük.Rabb’imizin yardımı ve milletimizin engin ferasetiyle hem seçimleri kazandık hem de Suriye halkının zaferine giden yolun taşlarını döşedik.Zalim rejime karşı savaşı kazanan Suriye halkının zaferi de kazanması ve başarılarını kalıcı hale getirmesi için gereken her türlü desteği vereceğiz.”

“İsrail’in Saldırganlığı ve Suriye Halkının Umudu”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in artan saldırgan tutumunu değerlendirerek, bu saldırıların Suriye’deki devrimi gölgelemeyi hedeflediğini belirtti. Erdoğan, İsrail’in politikalarını ve sonuçlarını şu sözlerle eleştirdi:

“İsrail’in artan saldırganlığının gerisinde Suriye’deki devrimi gölgelemek, Suriye halkının umutlarını boğmak olduğu anlaşılıyor. İsrail fırsatçılık yapsa da er ya da geç işgal ettiği topraklardan çekilecektir, buna mecbur kalacaktır. Elinde 50 bin Gazzeli masumun kanı olan Netanyahu’nun tuttuğu yol, yol değildir. Daha fazla kan dökerek, daha fazla can alarak, daha çok toprağı işgal ve istila ederek varılacak yer sadece daha fazla güvensizliktir, huzursuzluktur. İsrail’de şayet bir devlet aklı varsa, bunu ne kadar erken idrak ederlerse o kadar iyi olacaktır.”

“Terörle Mücadelede Kararlılık ve Bölgesel Barış Vurgusu”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısının korunmasının Türkiye için değişmez bir ilke olduğunu belirterek, terörle mücadeledeki kararlılığı şu sözlerle ifade etti:

“Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısının her şartta korunması Türkiye’nin değişmez çizgisidir.Suriye’nin ve bölgemizin geleceğinde DEAŞ ve PKK dâhil hiçbir terör yapılanmasına yer yoktur. PKK ve uzantıları ya kendilerini tasfiye edecekler ya da tasfiye edilecekler.Kürt kardeşlerimize zulmeden, çocuklarını kaçırarak ölüme gönderen, kendileri dışında hiç kimseye hayat ve söz hakkı tanımayan bu katil sürülerini bölgemiz için bir tehdit kaynağı olmaktan mutlaka çıkartacağız.Suriye’deki bölücü terör örgütü unsurlarına yönelik nokta operasyonlarımızı bir cerrah hassasiyetiyle sivillerin kılına zarar vermeden sürdürmekte kararlıyız. Suriye’deki yeni yönetimin bu konudaki kararlılığını memnuniyetle karşılıyoruz.Yakın zamana kadar bölücü örgütün arkasında duran Batılı ülkelerin de bu canilerden desteğini yavaş yavaş kestiğini görüyoruz. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim: PKK ve uzantıları için zaman kısalıyor, çember daralıyor, yolun sonu görünüyor. Kimin eteğine yapışırsa yapışsınlar… Kimin tetikçiliğini yaparsa yapsınlar… Hangi yabancı odağa sarılırsa sarılsınlar… Şunu çok iyi bilsinler ki kendilerini bekleyen acı akıbetten kaçamayacaklar.Şairin dediği gibi ‘belki yarın, belki yarından da yakın’ bir sürede, 40 yıldır kanımızı emen bu beladan Allah’ın izniyle kurtulacağız. Terör duvarını da tamamen yıktıktan sonra Türkler, Araplar, Kürtler olarak hep beraber büyük bir kucaklaşmaya imza atacağız. Barışın, huzurun, refahın ve kalkınmanın bölgemizin tamamına hâkim olduğu, çatışmalarla değil kardeşlikle anılan bir iklimi inşallah tesis edeceğiz. Bu güzel günlerin şafağı artık sökmeye başlamıştır. Bugünümüz nasıl dünden daha iyiyse yarınlarımız da bugünden çok daha iyi olacaktır.”