AK Parti: Reform ve Birlik Mesajı
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, bütçeyi savunarak AK Parti’nin devrim niteliğindeki adımlarına dikkat çekti:
“Yeni şeyler söylememiz gereken önemli bir başlık da hem sınırlarımız içinde hem yakın coğrafyamızda terör sorununu bitirmektir. Bizim Kürt vatandaşlarımızla hiçbir sorunumuz yoktur. Ötekileştirmenin, ayrıştırmanın acısını yakinen yaşamış biri olarak biz iktidarımız döneminde hiç kimseyi, hiçbir zümreyi ötekileştirmedik.”
“Türk-Kürt kardeşliğini bozmak isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Kimlik siyasetinin araçsallaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Aynı metinleri tekrar tekrar okuyarak Kürt vatandaşlarımızın araçsallaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Artık birilerinin de yeni bir şeyler söylemesi gerekiyor.”
“Biz bu konuda özellikle pek çok yenilik yaptık, yeni şeyler söyledik. Kürtçe ana dilde savunma hakkı verdik, Kürtçe görüşme imkanını sağladık, Kürtçe televizyon, radyo yayınları ve Kürtçe müzikler yayınlanmasının önünü açtık, seçmeli ders olarak Kürtçenin sunulmasını koyduk ve biz bunları ve daha pek çok uygulamayı bir temel hak ve özgürlük olarak sunduk ve pek çok tabuyu da böylelikle yıktık. Bunları yok saymak, değersizleştirmek Kürtler için yapılacak en büyük hatalardan biridir. Bu ülkenin birliği ve beraberliği bizlerin birliği ve beraberliğiyle mümkün.”
CHP: “Baharda Getirin Sandığı, Yapalım Seçimi”
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, ekonomik sorunların altını çizerek devlet kurumlarına olan güven kaybını eleştirdi. Başarır, şu ifadeleri kullandı:
“Günden güne bu Sayıştay raporları eriyor. 2019’da, 2018’de, yeni vekil olduğum zaman böyleydi. Mesela, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 199 sayfaydı raporu, bugün 48 sayfa. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2020’de 244 sayfaydı, bugün 76 sayfa. Bugün, kurumlara olan güven ayaklar altında. Bunları hep beraber düşünmeliyiz.”
“Üzülerek söylüyorum, 12 gün boyunca devlet kurumlarının halini anlattık, yargının halini anlattık, emekliyi, işçiyi, ezilen kesimi anlattık. Artık bu gemi yürümüyor arkadaşlar, artık bu işi yürütemiyorsunuz. Kibriniz tüm eleştirilere bir çeper olmuş. Eleştirileri hakaret olarak algılıyorsunuz. Sokağa çıkmıyorsunuz, çarşıya çıkmıyorsunuz, emekliyi bilmiyorsunuz, ezileni bilmiyorsunuz arkadaşlar. O yüzden, gelin uzatmayın, baharda getirin sandığı, yapalım seçimi. Yeni bir cumhurbaşkanı, yeni bakanlar bu ülkeyi refaha çıkarsın diyorum.”
MHP: “Asgari Ücret Açlık Sınırının Üzerinde Olmalı”
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, asgari ücretin açlık sınırının üzerinde belirlenmesi gerektiğini belirtti:
“2025 yılına dair asgari ücretle emeklilerin ve kamu çalışanlarının aylıklarına yapılacak artışlar merakla beklenmektedir. Net asgari ücret 2023 yılında yüzde 107,3; 2024 yılında yüzde 49,1 oranında artırılmıştır. Asgari ücret tarihi bir reformla 2022 yılından itibaren vergi dışı bırakılmış ve tüm çalışanların asgari ücret kadar gelirine vergi istisnası getirilmiştir. Net asgari ücret ilk defa 2019 yılı Ocak ayında açlık sınırının üzerine çıkmıştır. Müteakip 5 yılın dördünde de bu durum sürdürülmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2025 yılına dair net asgari ücretin de açlık sınırının üzerinde belirleneceğine ve çalışanların geçim şartlarının göz önünde bulundurulacağına inanıyoruz.”
İYİ Parti: “Zulüm Bütçesine ‘Hayır’ Diyoruz”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütçe üzerindeki etkilerini eleştirdi:
“Meclisin bütçeyi değiştirme hakkı yeni sistemle elinden alındı. Bütçe kanun teklifinin reddedilmesinin zaten herhangi bir pratik sonucu da yok. Yani milletin kendi parasını kullanma hakkı elinden alınmış, milli iradenin en önemli unsuru olan bütçe hakkı gasbedilmiştir.”
“Milyonların hayatını ilgilendiren her bir bakanlık bütçesi çok dar bir zamanda ve son derece verimsiz bir ortamda görüşüldü. Muhalefetin net sorularına ya kaçamak cevaplar verildi ya da hiç cevaplanmadı. Bu zulüm bütçesine elbette ki ‘Hayır‘ diyoruz. Ancak güvenlik birimlerimizin bütçelerine ‘Evet‘ dediğimizi de vurgulamak isterim.”
Saadet Partisi: “Bütçe Hakkı Gasbedildi”
Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, bütçe sürecinin yönetilme biçimini eleştirdi:
“TBMM, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle birlikte rutin bir noterlik faaliyeti yapan bir kuruma dönüştürülmüştür. Bunun en acı örneği de bütçe müzakerelerinde yaşanmaktadır. Ülkemiz açısından maliyeti geri kalan bütün konulardan daha fazla olan bu mevzuda sadece konuşabiliyoruz; o kadar. Anayasa’ya göre yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir, bu bütçeyi yönetecek kişi kendisidir, burada olması gereken kişi de Cumhurbaşkanıdır. Bazı hususlar var ki vekaletle konuşulacak konular değildir, bütçe de bu konuların başında gelir.”
“Bakınız, bütçeler bir hükümetin namusudur. Tüyü bitmemiş yetimin ve esasen bütün bir milletin hakkı, hukuku olan ülkemiz kaynaklarını nasıl ve ne şekilde harcayacağının belgesi, sözü ve vaadidir. Bu bütçe teklifi bir program falan değildir”
DEM Parti: “Barış İçinde Yaşayan Bir Ülke İstiyoruz”
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bütçenin halkın çıkarlarına kullanılması gerektiğine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye halklarını, kadınları, emekçileri, gençleri, çocukları selamlıyorum. Onların özgür bir dünyası için, barış içinde yaşayacakları bir ülke için bugün bedel ödeyen cezaevindeki siyasi tutsak yoldaşlarımı, sürgündeki arkadaşlarımı selamlıyorum. Maalesef 2 gazeteci katledildi. Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, SİHA’yla katledildi. Kınıyorum, lanetliyorum. Artık bunlara bir son verin. Bu savaşa, bu katliama bir son verin. Bu SİHA’ları, İHA’ları durdurun diyorum.”
“Ve yine, bugün Ezidilerin Ezi Bayramı. Bayramlarını kutluyorum Ezidi halkının. Bu vesileyle Şengal’de katledilen, soykırıma uğrayan Ezidi halkına da buradan selamlarımı, saygılarımı iletiyorum. Bütçe hakkı önemli çünkü birçok şeyin temelini oluşturuyor. Bütçenin öyle bir gücü var. Bu gücün farkında olmak lazım; Sayın Erdoğan bunun farkında, o gücü kapmış, kendi lehine, yandaşlarına çok güzel kullanıyor ama o güç mutlaka halkın çıkarlarına, halkın yararına kullanılmalıdır.”