Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kardeşlerimizi Zorla Göndermek Gibi Bir Yanlışa Asla Düşmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen İdareciler Günü Programı’nda konuştu. Erdoğan, devlet geleneği, insan odaklı yönetim anlayışı ve mülki idarenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Devletin Dini Adalettir”

Erdoğan, devletin temelini insan merkezli bir anlayış üzerine inşa ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Devlet ortak hedefler etrafında kenetlenen milletlilerin akıl ve iradesinin tecessüm ettiği bir teşkilattır. Türk devlet geleneği binlerce yıllık bir aklın birikimin ürünüdür. Bizim devlet tasarrufumuz hiçbir zaman maddeye dayalı anlayış üzerine inşa edilmedi.”

İnsan merkezli devlet anlayışını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bizim devlet anlayışımızın öznesi insandır. İşte bu yüzden insanlık ittifakı diyoruz. Bu yüzden mazlumların derdine derman olmaya çalışıyoruz. Mülki idaremiz işte bu geleneğin bir devamıdır.”

“Valilik, Devletin Halka Uzanan Elidir”

Valilik makamının önemine değinen Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Valilik makamı devletin milletle birleştiği yegane noktadır. Bizler biliyoruz ki devletin dini adalettir. Valilik milletin derdine derman olma makamıdır. Valilik devletin halka uzanan elidir. Vicdan ve merhamet mevkiidir.”

Erdoğan, mülki idarelerin devlet geleneği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, bu makamların halkla devlet arasındaki bağları güçlendirdiğini ifade etti.


“Milletin Hayır Duası Devletin En Güçlü Hazinesidir”

Erdoğan, valilik makamının önemini vurgulayarak, mülki idare amirlerinin halkla olan ilişkilerinde samimiyet ve çözüm odaklı yaklaşımlar sergilemesi gerektiğini belirtti:

“Sizler halkımızın gönlünde yer bulan, onların talep ve ihtiyaçlarını merkeze taşıyan köprüler konumundasınız. Daima ulaşılabilir, çözüm odaklı ve samimi bir yaklaşım sergilemek valilik makamının temel ilkelerindendir. Milletin hayır duası devletin en güçlü hazinesidir. Milletin bedduasını alan ne bu dünyada ne de ahirette iflah olur. Ülkemizin tamamında iyiliği, kardeşliği ve adaleti hakim kılmak istiyorsak işe önce şehirlerimizden başlamamız gerekiyor.”

Valilere yönelik beklentilerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Valilerimizden öncelikli beklentilerimiz, devletimizin kendilerine olan emaneti, imkan ve kaynakları şehirlerin faydasına olacak biçimde kullanmalarıdır. Sizlerden görev, yetki ve sorumluluk alanlarınızda bulunan işleri hızlı, etkin ve verimli şekilde ifa etmenizi bekliyoruz. Yetim, öksüz ve kimsesizler başta olmak üzere devletin şefkatine ihtiyaç duyan tüm kesimlerin yanında olmanızı istiyoruz.”

Mülki idare görevlerinin zamanla sınırlı olmadığını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Mülki idare amirliği sabah 8, akşam 6 arasında yapılacak bir görev değildir. Sizin vatandaşla hemhal, hemdert ve hemdem olmanız da beklenir. Her birinizden makam odalarınıza sıkışıp kalmamanız, kapılarınızı da gönlünüzü de vatandaşa açık tutmanızı özellikle istiyorum.”

“Eşit Muamele Vazgeçilmez Yaşam Tarzımız Olmalıdır”

Vatandaşa eşit muamelenin önemine değinen Erdoğan, geçmiş dönem uygulamalarına yönelik eleştirilerde bulunarak şunları söyledi:

“Vatandaşa eşit muamele etmeniz vazgeçilmez yaşam tarzımız olmalıdır. Ne tek parti faşist zihniyetinin ne de hafızalarımızda derin yaralar açan 28 Şubat dönemi uygulamalarının günümüz Türkiye’sinde yeri yoktur. Biz bu makamlarda olduğumuz sürece kimse o kötü günleri geri getiremeyecektir.”

“Mülki İdareler İş Birliği ile Şehirlerine Yeni Ufuklar Açmalıdır”

Erdoğan, mülki idare amirlerinin yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum ve özel sektörle uyum içinde çalışmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Mülki idare amirlerimizin yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum ve özel sektörle uyum içerisinde çalışmasını bekliyoruz. Eğitim ve gençlik projelerini hayata geçirerek, sosyal yardım faaliyetlerini aksatmayarak şehirlerinize yeni ufuklar açmak sizin görevinizdir.”

Doğal afetlerin Türkiye için önemli bir risk olduğunu hatırlatan Erdoğan, 6 Şubat depremine atıfta bulunarak kriz ve afet yönetiminin önemine değindi:

“Biz deprem başta olmak üzere doğal afet riskiyle yaşayan bir ülkeyiz. En son 6 Şubat’ta yara aldık, yıkıldık. Kriz ve afet yönetiminin ne kadar mühim olduğunu orada çok net biçimde gördük. Bir daha aynı durumla karşılaşmamak için her türlü tedbiri alıyoruz. Bu süreç bize aynı zamanda hızlı karar alabilen, çok boyutlu düşünebilen idarecilerin değerini de gösterdi.”

“Valilerimize Hayati Görevler Düşüyor”

Erdoğan, hızlı karar alamayan ve halkla bağ kuramayan yöneticilerin devletin çabalarına zarar verdiğini ifade ederek şu uyarılarda bulundu:

“Bir adım atmadan önce Merkez’den talimat bekleyen, gönüllere giremeyen kimi yöneticiler devletimizin çabalarına gölge düşürdü. Siz valilerimize hayati vazifeler düştüğünü bugün de hatırlatmak istiyorum.”

Valilere rehberlik, teftiş ve denetim faaliyetlerinin takip edilmesi konusunda da hatırlatma yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ayrıca siz valilerimizden rehberlik, teftiş ve denetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine dair genelgemizin gereklerini yakından takip ve koordine etmenizi de bekliyorum.”


“13 Yıl Süren Katliamın Sona Ermesiyle Yeni Bir Döneme Girilmiştir”

Erdoğan, Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 13 yıl süren savaşın sona ermesiyle yeni bir döneme girildiğini belirtti:

“Bölgemizde çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. 911 kilometrelik sınırımızın olduğu Suriye’de meydana gelen hadiseler bizi her açıdan ilgilendiriyor. 13 yıl süren katliamın sona ermesiyle birlikte yeni döneme girilmiştir.”

Erdoğan, savaşın yarattığı insani ve ekonomik yıkıma dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Azgın ve zorba bir azınlığın mazlum çoğunluğa karşı uyguladığı baskının kanlı ve kirli yüzü ortaya çıkmıştır. Gün geçmiyor ki bir şehirden bir toplu mezar çıkmasın. İnsanlık adına gerçekten utanç verici haberle karşılaşıyoruz. 13 yıllık katliam politikasının bu ülkeye verdiği zarar 500 milyar doları aşıyor.”

“Yeniden İnşa ve Kalkınma Şart”

Suriye’nin yeniden inşa sürecine yönelik Türkiye’nin planlarını açıklayan Erdoğan, uluslararası toplumun bu sürece daha fazla katkı sağlamasının önemini vurguladı:

“Yeniden inşa gerekiyor. Ekonomik kalkınma projeleri, tarım ve sanayinin canlandırılması gibi uzun stratejiler bu sürecin olmazsa olmazıdır. Uluslararası toplumun bu sürece daha fazla katkı sağlaması mühimdir. Türkiye olarak biz de tüm planlarımızı bu gerçekler ekseninde yapıyoruz.”

“Suriyeli Mazlumlara Kol Kanat Gerdik”

Suriyeli sığınmacılara yönelik politikaları eleştiren ana muhalefet partisi genel başkanına sert tepki gösteren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ana muhalefet partisi genel başkanının ‘Esed gitti, sığınmacılar da gitsin’ ifadesi vicdansızlıktan öte kara cehalet örneğidir. Savaşın ve zulmün pençesinden kaçan Suriyeli mazlumlara hamdolsun 13 yıl kol kanat gerdik.”

Türkiye’nin bu süreçteki insani duruşuna dikkat çeken Erdoğan, şunları ekledi:

“Bir defa şunun bilinmesini isterim. Türkiye’nin en kritik seçiminde siyasi geleceğimizi riske atma pahasına sergilediğimiz duruşa kimsenin leke bulaştırmasına müsaade etmeyiz.”


“Suriyeli Kardeşlerimize Gönüllü ve Güvenli Geri Dönüş Süreci”

Erdoğan, Suriyeli sığınmacılar konusundaki politikanın insani değerlere dayandığını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu:

“Suriyeli kardeşlerimize 13 yıl boyunca nasıl samimi ev sahipliği yaptıysak bundan sonraki süreçte de aynı hassasiyetle hareket edeceğiz. Gönüllü, güvenli ve düzenli geri dönüşleri yine bize yakışan, tarihimize, inancımıza ve kültürümüze yakışan bir anlayışla yöneteceğiz.”

Erdoğan, Türkiye’nin insani politikasını eleştiren çevrelere de sert bir mesaj verdi:

“Muhalefet veya ırkçı çevreler ne derse desin, 13 yıllık insani politikamıza zarar verecek yaklaşımlar içinde olmayacağız. Türkiye’nin en kritik seçimlerinde siyasi geleceğimizi riske atma pahasına sergilediğimiz duruşa kimsenin leke bulaştırmasına müsaade etmeyiz.”

Suriyeli sığınmacıların geri dönüş sürecinin hem insani hem de stratejik bir öncelik olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Suriyeli kardeşlerimizin evlerine huzurla dönebilmeleri bizim için hem insani bir görev hem de bölgesel istikrar açısından stratejik bir önceliktir. Gönüllü olarak yurtlarına dönmek isteyen Suriyeli kardeşlerimize her türlü kolaylığı sağlayacağız ancak kimseyi zorla göndermek gibi bir yanlışa da düşmeyeceğiz.”

Erdoğan, Türkiye’ye katkı sağlayan Suriyelilere yönelik desteğin süreceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemize katkı yapmak isteyen, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak bizlere zenginlik katan Suriyeli kardeşlerimizin elinden tutmaya devam edeceğiz. Bu süreçte attığımız her adım hem Suriyeli kardeşlerimizin haklarını hem de milletimizin çıkarlarını koruma hedefine matuftur.”


“Suriye’nin Toprak Bütünlüğü ve Terörle Mücadele”

Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin sağlanması noktasında Türkiye’nin sorumluluklarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin sağlanmasında komşuluk hukukumuzun bir gereği olarak üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getireceğiz. Devletimizin ilgili kurumlarıyla iş birliği içinde bu yeni sürecin başarıyla yönetilmesinde mülki idare amirlerimize önemli vazifeler düşüyor.”

Özellikle sınır bölgelerindeki valilere çağrıda bulunan Erdoğan, sürecin hassasiyetle yürütülmesini istedi:

“Özellikle sınır bölgelerimizdeki valilerimizden çok dikkatli olmalarını, süreci sahiplenmelerini ve adımlarını buna göre atmalarını bekliyorum. Gerek bizleri bu makamlara getiren milletimize hizmet gerekse bu sürecin incelikle yürütülmesi noktasında hiçbir aksaklığın, hiçbir nahoş durumun yaşanmaması için her birinizin özenli davranacağınıza inanıyorum.”

Terörle mücadele konusunda Türkiye’nin kararlılığını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ülkemizde ve bölgemizde terörün hiçbir çeşidine yer olmadığını her fırsatta vurguluyoruz. Bir süredir uyguladığımız terörü kaynağında bertaraf etme stratejimizin meyvelerini içeride ve dışarıda toplamaya başladık. Şimdi bunu yeni araçlar ve yeni yöntemlerle devam ettiriyoruz.”

Türkiye’nin terörle mücadele stratejisinin uzun vadeli hedeflerini açıklayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Amacımız ülkemizin sırtına vurulan 40 yıllık o kamburunu ilanihaye ortadan kaldırmaktır. Suriye devrimi ile birlikte hem ülkemizin hem de bölgemizin önünde tarihi bir fırsat penceresi açılmıştır. Devletimizin uhdesinde bulunan her türlü vasıtayı, her türlü imkanı kullanarak terörsüz Türkiye idealimizi inşallah gerçekleştireceğiz.”