Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamındaki 87 bin 422 metrekarelik arazinin mülkiyetine yönelik büyük bir hukuki mücadele başladı. Kök muris Akkız Aydoğan’ın mirasçıları, güncel değeri 400 milyon dolar olarak belirtilen arazilerin hukuka aykırı şekilde Hazine ve Ankara Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiğini iddia ederek dava açtı.
Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, Dikmen bölgesindeki üç ayrı ada-parselde bulunan arazilerin yolsuz tescil edildiği ve davalı tarafların mülkiyetine geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu savunuldu. Davacılar, arazilerin kök muris Akkız Aydoğan ve yasal mirasçılarına ait olduğunu belirterek, tescillerin iptalini ve mirasçılar adına yeniden tescil edilmesini talep etti.
Davacıların avukatı Nesligül Gündüz, yaptığı açıklamada, “Taşınmazlar uzun yıllardır Aydoğan ailesi tarafından kullanılmışken, Hazine ve Belediye adına hukuka aykırı şekilde tescil edilmiştir. Bu durum Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılmış haksız müdahaledir” dedi.
Dava konusu arazilerin 1987 ile 1990 yılları arasında Hazine tarafından kendi adına tescil edildiği, 2012 yılında ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği belirtildi. Avukat Gündüz, arazilerin kök tapusunun Akkız Aydoğan ve mirasçılarına ait olduğunu ve bu durumun belgelerle ispatlanabileceğini söyledi.
Davada ayrıca, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu parselleri içeren Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projesi kapsamında arsa karşılığı inşaat yaptırılması için 13 Şubat 2024’te ihaleye çıktığı da gündeme getirildi.
Dava dilekçesinde, taşınmazların kadimden beri kök muris ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, hava fotoğrafları ve eski haritaların incelenmesiyle bu durumun ispatlanabileceği kaydedildi. Ayrıca, yapılan tescil işlemlerinde taşınmazın bu kullanım şeklinin göz ardı edildiği ve hukuka aykırı şekilde Hazine ve Belediye adına tescil edildiği iddia edildi.
Davacılar, tapu sicilinde yapılan tüm işlemlerin Medeni Kanun’un 1025’inci maddesi uyarınca ‘yolsuz tescil’ teşkil ettiğini savunarak, Ankara Çankaya Tapu Müdürlüğü’ne ve ilgili yerlere yazılacak müzekkereler sonucu kök tapu kayıtları, tahrir kayıtları ve diğer belgelerin incelenmesini talep etti.
Avukat Gündüz, “Başlatmış bulunduğumuz hukuki süreçte tüm bu hususlar ispatlanacak olup, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahalenin bağımsız Türk mahkemelerince giderileceği konusunda inancımız tam” şeklinde konuştu.
Davanın sonucu, hem Ankara’nın kentsel dönüşüm projelerini hem de büyük miktarda maddi değere sahip arazilerin hukuki statüsünü doğrudan etkileyecek. Sürecin takipçisi olacağız.