Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hakan Fidan’dan Açıklamalar: Suriye, Mülteciler ve Bölgesel Dinamikler

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, FRANCE24 kanalında yaptığı açıklamalarla uluslararası ve bölgesel politikalara dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Suriye’deki yeni yönetim, HTŞ, mülteci krizi, Gazze’deki durum ve İsrail-İran gerilimi gibi birçok kritik başlıkta çarpıcı mesajlar verdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan

HTŞ ile Şam’da Yeni Gerçeklik

Hakan Fidan, Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, Şam’da oluşan yeni gerçekliği değerlendirerek, “Bu ziyaretten önce diğer Avrupa ülkelerinin ve uluslararası kuruluşların Şam’ı ziyaret ettiklerini ve oradaki yeni yönetimle temas kurduklarını gördük. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

HTŞ lideriyle görüşme olasılığı hakkında ise Fidan, “Evet, düşünüyorum. Oraya gitmeyi ve yeni yönetim ile görüşmeyi planlıyorum.” dedi.

HTŞ’nin terör listesinden çıkarılmasıyla ilgili bir soruya ise Fidan, BM kararlarının bağlayıcılığını vurgulayarak, “Onları BM listesinde oldukları için listeye koyduk. Çünkü BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyduk. Bu yüzden, yasallığın ve pratikliğin birbiriyle çeliştiği benzersiz bir durumla karşı karşıyayız çünkü pratikte HTŞ’nin son on yıldır herhangi bir terörist faaliyette bulunmadığını gördük ve bu sadece bizim tarafımızdan değil, batılı istihbarat örgütleri tarafından da oldukça iyi belgelendi.” şeklinde konuştu.

HTŞ ile İstihbarat İşbirliği

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ile gerçekleştirilen istihbarat işbirliğinin detaylarına değindi. Fidan, HTŞ’nin özellikle DEAŞ ile mücadelede sağladığı katkılara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

Evet. Gerçekten de büyük ölçüde, özellikle DEAŞ’e karşı savaşmak için istihbarat paylaşımı konusunda mükemmel bir işbirliğimiz oldu. Bize çok yardımcı oldular ama hassasiyetler nedeniyle o zaman bunu kamuoyuna açıklamadık. Ama yıllar boyunca DEAŞ ve El Kaide ile ilgili örgütler hakkında istihbarat sağlama konusunda bizimle işbirliği yaptılar.”

Fidan, işbirliğinin yıllar boyunca istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele operasyonlarında etkili olduğunu belirtti. Ancak, bu süreçte hassasiyetler nedeniyle kamuoyuna açıklama yapılmadığını ifade etti.

Hakan Fidan, HTŞ’nin bu katkılarının yalnızca Türkiye’nin değil, batılı istihbarat örgütlerinin de dikkatini çektiğini ve terörle mücadelede farklı bir dinamik oluşturduğunu vurguladı.

Mültecilerin Geri Dönüşü: Güvenli ve Gönüllü Dönüş Süreci

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’de bulunan mültecilerin gönüllü ve güvenli bir şekilde ülkelerine geri dönüşü için atılan adımları değerlendirdi. Fidan, bu süreçte Suriye’de gerekli koşulların oluşturulmasının önemini vurguladı ve şunları söyledi:

“Suriye’de, Türkiye’deki ve diğer ülkelerdeki mültecilerin gönüllü ve güvenli bir şekilde geri dönebileceklerini hissedebilecekleri bir ortam yaratmak için çok çalışıyoruz. Onlara dikte edemeyiz ve onları geri dönmeye zorlayamayız. Geri dönmeye başladılar ancak ilk sayılar çok yüksek değil. Önümüzdeki günlerde Suriye’ye geri dönenlerin sayısında büyük bir artış göreceğimizi düşünüyoruz.”

Fidan, mültecilerin geri dönüş sürecinde gönüllülüğün esas alınacağını ve bu sürecin uluslararası normlara uygun olarak yürütüldüğünü ifade etti.

Suriye’de Türkiye’nin Rolü: Ele Geçirme İddialarına Yanıt

Hakan Fidan, sunucunun sorduğu “Amerika Birleşik Devletleri’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, bunun Türkiye tarafından yapılan “dostça olmayan bir ele geçirme” olduğunu söyledi ve Esad’ın düşüşüne atıfta bulundu. Ayrıca, uzun zamandır istediğini elde eden ve hayranlık duyduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı olduğunu belirtti. Sizin bu konudaki tepkiniz nedir?” sorusuna cevap olarak şu cevabı verdi:

“Bence o (Trump), olanları olumlu bir şekilde ifade etmeye çalıştı. Ancak Suriye’de olanları Türkiye’nin bir ele geçirmesi olarak tanımlayamayız.”

Bölgesel Güç Dengesi: Rusya ve İran

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Birçok insanın inanmakta zorlandığı şey, İran ve Rusya’nın yıllardır Esad’ı ve hatta birkaç yıl önceki baskılarını desteklemek için bu kadar yatırım yaptıktan sonra, bir anda hiçbir kurşun sıkmadan geri çekilmesinin bir anlaşma olduğudur. Anlaşma yok muydu?” sorusuna cevaben şu değerlendirmeyi yaptı:

Yani, buna bir anlaşma diyemem. Bence Rus stratejisine ve Bay Putin’e bakarsanız, yıllar içinde Bay Putin’in, taktiksel bir yönetici olmaktan çıkıp iyi bir stratejik düşünür haline geldiğini görebilirsiniz. Önemli olanı, daha az önemli olanı, neye yatırım yapılabileceğini, neyin devam ettirileceğini ve neyin edilmeyeceğini gayet iyi biliyor. Bu durumda da hesaplamalarını yapmış ve artık devam etmeme kararı almış olduğunu düşünüyorum.

Sunucu araya girerek, Fidan’a “(Putin) Esad’dan vazgeçti mi?” sorusunu yöneltti. Fidan cevap olarak şöyle söyledi:

“Ondan vazgeçip vazgeçmediğini bilmiyorum. Hayır, öyle görünüyor gibi değil çünkü Esad şu an Moskova’da.”

İran’ın Suriye’deki rolü ve bölgedeki değişen stratejik durumu hakkında da konuşan Fidan, İran’ın daha realist bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Bu durumu şu sözlerle ifade etti

“Bence İran seçeneklerini yeniden değerlendirdi ve oldukça realist bir yaklaşım benimsedi.”

Sunucu, Suriye’de Rusya’nın bulunan askeri üsleri için “Rusya’nın şu an için Suriye’de hâlâ iki askeri üssü var. Vladimir Putin’e bu üslerin geleceği sorulduğunda, “Göreceğiz, belki konuşuruz,” dedi ve ekledi: “Bölgedeki ülkelerin ezici bir çoğunluğu, bu üslerin, Rus üslerinin, Suriye’de kalmasından yana.” Peki siz de bu ülkeler arasında mısınız? Rus üslerinin Suriye’de kalmasına razı mısınız?” sorusunu sordu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:

“Sadece Rusların değil, herhangi bir ülkenin üslerinin Suriye’de kalmasından yana değiliz, dolayısıyla…”

Sunucu, “Gitmeliler mi?” diye sorusunu yöneltti. Bu soru üzerine Hakan Fidan:

“Yani, bu tamamen Suriye halkına bağlı. Eğer bir uzlaşmaya varırlarsa, bu onların kararı olacaktır, biz de durumu göreceğiz. Ancak şu anda Rusların birimlerini yeniden konuşlandırma sürecinde olduğunu görüyoruz. Bu sürecin sonunda, üslerde kaç birimin kalacağını henüz bilmiyoruz.”

Suriye’de Yer Alan ABD Askerleri

Askerlerden bahsetmişken, ABD’nin Suriye’de 900 askeri olduğu düşünülüyordu. Ancak Pentagon, aslında bu sayının 2.000 olduğunu açıkladı. ABD’nin Suriye’deki varlığının iki katından fazla olduğunu biliyor muydunuz? Muhtemelen bu konuda bilgi sahibisinizdir.” sorusuna karşılık Hakan Fidan şöyle söyledi:

“Hayır, son haftalarda bu sayının arttığını fark ettik.”

Bunun IŞİD ile savaşmak için olduğunu söylüyorlar, sanırım… Gülümsediğinizi görüyorum, neden?” sorusuna cevaben Hakan Fidan:

“Şimdi, IŞİD’le mücadele tanımı her zaman bir bahane olarak kullanıldı, yani bazı tanımları doğru yapalım. IŞİD’le mücadelenin tek bir görevi vardır, o da IŞİD mahkumlarını hapiste tutmaktır. Hepsi bu ve ne yazık ki Amerikalı dostlarımız ve bazı Avrupalı dostlarımız diğer teröristleri hapiste tutmak için bir terör örgütünü kullanıyorlar.”

ABD’nin Suriye’deki asker sayısını artırmasının doğru bir karar olmadığını belirten Hakan Fidan, sözlerine şunları ekledi:

“Bunun doğru bir karar olduğunu düşünmüyorum. Bence ABD ile bir anlayış geliştirmeliyiz: IŞİD mahkumlarını oldukları yerde tutma endişesini nasıl ele alacağımız, PKK/YPG’yi nasıl ortadan kaldıracağımız ve temel hakları nasıl koruyacağımız konusunda ortak bir çözüm bulmalıyız.”

YPG/PKK Meselesi: Türkiye’nin Güvenlik Hassasiyetleri

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, “Çoğunluğunu YPG’nin oluşturduğu ve Suriye Demokratik Güçleri olarak adlandırılan SDG’ye yönelik bir Türk askeri harekâtı söylentileri var. YPG’nin PKK’nın bir parçası olduğunu söylüyorsunuz. Böyle bir operasyon yakın mı?” Fidan, YPG’nin yapay bir terör örgütü olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu yapay terör örgütünün derhal dağıtılması gerektiğini düşünüyorum. Her şeyden önce artık Suriye’de yeni bir yönetim var. Bence bu işi kendileri halletmek zorundalar çünkü Suriye’nin toprak birliği, egemenliği ve bütünlüğünden bahsediyoruz. Dolayısıyla bunun sağlanması gerekiyor.”

Bu sorunun çözülmesi için onlara mı güveniyorsunuz? Tercih ettiğiniz yol bu mu?” sorusunun üzerine Fidan:

“Bu, görmek istediğimiz yollardan biri. Tercih edilen yol bu. Ama eğer bu olmazsa, kendi ulusal güvenliğimizi korumak zorunda kalırız.”

Herhangi bir askeri müdahale söz konusu olursa, Hakan Fidan, “Ne gerekiyorsa yaparız.” diye belirtti.

YPG/PKK ve Kobani Çevresinde Önerilen Çözüm

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, YPG/PKK ve Kobani çevresinde önerilen silahtan arındırılmış bölge teklifine ilişkin Türkiye’nin tutumunu açıkladı. Fidan, YPG/PKK’nın Suriye’deki yeni yönetimle müzakere etmesi gerektiğini belirtti:

Öncelikle, Şam ile bir müzakere çözümüne ulaşmaları gerekiyor çünkü artık Suriye’de yeni bir yönetim var. YPG/PKK artık Rusya, İran ve rejim ittifakına sahip değil.

“Bu üç aktör, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri, YPG’nin temel aldığı bir zemin sağlıyorlardı. Biliyorsunuz, YPG’yi destekliyorlardı ve bu destek bu zemine dayanıyordu. Ancak şimdi bu zemin ortadan kalktı. Şu anda Şam’da yeni bir gerçeklik var. Şam’da yeni bir gerçeklik söz konusu. Umarım bu yeni gerçeklik ile bu konular ele alınır, ama aynı zamanda YPG/PKK ile ilgili meseleler de var. Onlar, bizim ne istediğimizi biliyor. Kendimize yönelik herhangi bir askeri tehdit görmek istemiyoruz; sadece mevcut bir tehdit değil, potansiyel bir tehdit de istemiyoruz.”

Gazze’de Ateşkes İhtimali

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze’de ateşkes ihtimaline ilişkin soruları yanıtladı. Fidan, bu konuda bir iyimserlik bulunduğunu ifade ederek, İsrail ve Hamas’ın yakınlaşma çabalarına dikkat çekti:

“Şu anda konuştuğum tüm ilgili yetkililer, biz de dahil, daha iyimser görünüyor. Ancak bunun bir temenni mi yoksa gerçek mi olduğunu tam olarak söylemek zor. İsrail ve Hamas’ın birbirine biraz daha yaklaştığını gösteren bir gerçeklik var.”

Fidan, bu yakınlaşmanın yeterli olup olmadığını ise şu ifadelerle değerlendirdi:

“Ancak bu yakınlık, aradaki uçurumu kapatacak kadar mı? Bunu yakında göreceğiz. Hamas da bazı adımlar attı.”

İsrail ve İran Arasında Savaş Endişesi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail ile İran arasında olası bir savaş ihtimaline dair değerlendirmelerde bulundu. Fidan, bu konuda endişeli olduğunu açıkça “Fazlasıyla…” diyerek belirtti.

İran’ın zayıf durumda olmasının, İsrail’in saldırı düzenlemesine yol açabileceği yönündeki görüşlere ise şu yanıtı verdi:

“Sebep ne olursa olsun, böyle bir şeyin gerçekleşme ihtimali var. Ancak bildiğim tek şey, İranlıların böyle bir savaşı istemediği. Büyük bir çatışmadan kaçınmak istiyorlar. Bu, İranlı dostlarımızla yaptığım görüşmeler sonucunda doğrudan edindiğim bir bilgi.”