“Bütçede Faiz Öncelikli, Halkın İhtiyaçları Geri Planda”
Hasan Karal, 2025 bütçesinin toplumun gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Bugün burada, 2025 yılı bütçesinin milletimize yansımalarını değerlendirmek ve bununla birlikte çiftçimizin yaşadığı sorunları bütçe politikaları üzerinden ele almak istiyorum. Ne yazık ki, toplumun gerçek ihtiyaçlarına cevap vermeyen, üretimden çok borçlanmaya dayalı yanlış önceliklerle hazırlanmış bir tabloyu önümüze koyuyoruz.
“Faiz Giderleri Eğitim ve Sağlığı Geçti”
Bütçede faiz ödemelerine ayrılan devasa kaynağın, temel ihtiyaçların önünde olduğunu vurgulayan Karal, rakamlarla durumu açıkladı:
Bütçe teklifinde en çok dikkat çeken şey; faiz. Teklifte, giderlerin %13’ünün faiz ödemelerine ayrıldığını görüyoruz. Bu alan, geçtiğimiz yıl %11 idi. 14 trilyon lira gider öngörülen bütçede, faize ayrılan toplam kaynak ise tam 1 trilyon 950 milyar TL. Bu miktar, eğitim, sağlık, tarım ve sanayiye ayrılan toplam bütçenin dahi üzerinde.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bütçelerini örnek gösteren Karal şöyle devam etti:
Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçe 1 trilyon 452 milyar TL. Sağlık Bakanlığı’na ayrılan ise 1 trilyon 20 milyar TL. Faizin, hükümetin gözünde eğitimden, sağlıktan ve sanayiden daha öncelikli olduğu açıkça görülüyor.
“Dar Gelirlinin Sırtına Yük Biniyor”
Karal, hükümetin mali politikalarının dar gelirli vatandaşları daha da zorladığını ifade ederek şunları söyledi:
Hükümet, kaynakları vatandaşa, üretime değil, faize ve israfa harcıyor. Vergi ve harçlara %44 zam yapılırken, emekliye, memura, işçiye yapılan zam oranı bunun çok gerisinde kalıyor. Alacağına şahin, vereceğine karga misali; vatandaşın sırtına daha fazla yük bindiriliyor.
“Tarımın Payı %1 Olması Gerekirken %0.22”
Hasan Karal, tarıma ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu belirterek çiftçilerin ihmal edildiğine dikkat çekti:
Tarım Kanunu’nun 21. maddesi, çiftçiye gayrisafi yurtiçi hasılanın %1’inden az olmamak kaydıyla destek verilmesini öngörüyor. Ancak 2025 yılı bütçesinde bu oran, sadece %0.22 olarak belirlenmiş. Yani çiftçimize hak ettiği 615 milyar TL’nin yalnızca 135 milyar TL’si ayrılmış. Kalan 480 milyar TL nerede?
Faize ayrılan bütçenin tarım bütçesinin tam 13 katı olduğunu belirten Karal, çiftçiye verilen desteğin yetersizliğini şu sözlerle eleştirdi:
Tarımın nasıl göz ardı edildiği açıkça görülüyor. Faize bu kadar kaynak ayrılırken, çiftçinin üretim maliyetlerini düşürecek, üretimi teşvik edecek politikalar uygulanmıyor.
“Üretici Kaderine Terk Edildi”
Tarımda plansız politikaların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını söyleyen Karal, tarımın önemine vurgu yaptı:
Mazot, gübre, yem ve tohum gibi temel girdilerdeki yükseliş, çiftçimizin üretim yapmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Üretici kaderine terk edildi, çiftçimiz tarlasını terk etti. Ürünler yola döküldü, savruldu, milli tarım politikamız çöktü.
DEVA Partisi’nin Çiftçi İçin Çözüm Önerileri
Hasan Karal, tarımın yeniden canlandırılması için DEVA Partisi’nin çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
- “Milli gelirin %1’i tarım desteklemeleri olarak çiftçimize verilmelidir.”
- “Çiftçimizin gübre maliyetinin %50’si destek olarak karşılanmalıdır.”
- “Çiftçilerin borçları 2 yıl faizsiz ertelenmelidir.”
- “Mazot, gübre ve tohum gibi temel girdilerde vergiler sıfırlanmalıdır.”
- “Ürün alım fiyatları çiftçiyi tatmin edecek seviyede açıklanmalıdır.”
“Faize Değil, Üretime Yatırım Yapın!”
Konuşmasının sonunda hükümete seslenen Karal, şu çağrıyı yaptı:
Buradan hükümete de bir çağrım var; Faize değil, çiftçiye yatırım yapın. Eğer bunlar yapılmazsa, sadece bugünü değil, ülkemizin yarınlarını da kaybedeceğiz. Çünkü bu ülkenin geleceği, toprağında ve çiftçisinin emeğindedir.
Hasan Karal’ın açıklamaları, 2025 bütçesinin tarım ve üretimden uzak, faiz ödemelerine dayalı bir yapı üzerine kurulduğunu gözler önüne seriyor. Tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Karal, çiftçilere hak ettikleri desteğin verilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu ülkenin geleceği çiftçinin emeğinde” diyerek sözlerini tamamladı.