Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İletişim Başkanlığı Uyardı: Sosyal Medyada Dolandırıcılık Tehlikesine Dikkat!

İletişim Başkanlığı, sosyal medya platformlarında artan dolandırıcılık faaliyetlerine karşı vatandaşları uyardı. Teyit edilmemiş bilgilere güvenmeyin, dijital dünyada tedbirli olun.

İletişim Başkanlığı, sosyal medya

Sosyal Medya Algı Operasyonları için Kullanılabiliyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, dijital çağın sunduğu imkanların yanı sıra toplumsal ve siyasal hayat üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. Altun, sosyal medyanın özellikle kötü niyetli odaklar tarafından manipülasyon ve kaos yaratma amacıyla kullanıldığını ifade etti.

Sosyal Medya: Yalan Haber ve Kaosun Yeni Aracı

İletişim Başkanı Altun, sosyal medyanın bilgi yayılımındaki hız ve erişim kolaylığı ile bir taraftan fırsatlar sunduğunu, diğer taraftan ise kötü niyetli odaklar için bir araç haline geldiğini vurguladı:

“Sosyal medya, bazı toplumsal ve siyasal olaylarda kitleleri provoke etmek amacıyla terör örgütleri ve Türkiye düşmanları tarafından kaos amaçlı pek çok içerik ve yalan haber servis edilerek algı operasyonları için kullanılabilmektedir.”

Bu durumun Türkiye’nin siyasi ve toplumsal dengelerini hedef alarak provokasyonlar yaratmak isteyen odaklar için fırsat sunduğunu belirtti.

Gezi Olayları ve Sınır Dışı Operasyonlar Üzerinden Manipülasyon

Altun, Türkiye’nin yakın geçmişindeki olaylara değinerek, sosyal medyada yaratılan manipülasyonların etkisini şu şekilde özetledi:

“Yakın tarihimiz ne yazık ki sosyal, siyasal ve ekonomik hayatımızı hedef alan pek çok saldırı örneğiyle doludur. Gezi olaylarında, terörle mücadelede, sınır dışı askerî operasyonlarımızda Türkiye ile uzaktan yakından alakası olmayan görüntülerin ülkemizle ilişkilendirilerek algı operasyonları yürütülmesini yaşadık.”

Bu tür manipülasyonların hem iç hem de dış kamuoyunda yanıltıcı bir algı oluşturarak Türkiye’nin stratejik çıkarlarına zarar vermeyi amaçladığını belirtti.

Kaos Yaratmak İçin Kullanılan Yöntemler

Altun, sosyal medya platformlarının sadece bilgi paylaşımı için değil, aynı zamanda “yalan haber üretimi, sahte görüntüler ve provoke edici içeriklerle” toplumsal kargaşa yaratmak için kullanıldığını ifade etti.

Bu bağlamda, sosyal medya üzerindeki dezenformasyon faaliyetlerinin hem kamu düzeni hem de bireylerin bilgiye erişim hakkı üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çekti.

Sosyal Medya Düzenlemesi: Önemli Bir Adım

Altun, Türkiye’nin bu tehditlere karşı aldığı önlemleri de vurguladı. 2020 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda “sosyal medya düzenlemesi” olarak bilinen yasa ile sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu getirildiğini hatırlattı.

Bu düzenlemenin, sosyal medya platformlarının daha hesap verebilir bir hale gelmesi için atılmış önemli bir adım olduğuna işaret etti.

Hakikat Mücadelesi Devam Ediyor

Altun, dezenformasyonla mücadele ve sosyal medyanın kötüye kullanımının önlenmesi için yürütülen çalışmalarda başarıya ulaşıldığını belirtti:

“Tüm bu kötücül yaklaşıma karşı hakikat mücadelesi vererek ülkemizin bu olaylardan başarıyla çıkmasını sağladık.”

Sosyal medyanın, doğru ve tarafsız bilgiye erişimdeki önemini vurgulayan Altun, vatandaşları “teyit edilmemiş hiçbir bilgiye güvenmemeleri” konusunda uyardı. Ayrıca, Türkiye’nin bu alandaki mücadelede kurumsal altyapısını güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, sosyal medya platformlarının sorumluluklarını yerine getirmelerinin gerekliliğini bir kez daha hatırlattı.


Bilişim Hukuku Çağın Gerekliliğidir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, dijital dönüşüm sürecinde klasik hukuk kurallarının yetersiz kaldığını ve bu durumun yeni bir hukuk dalının doğmasını gerekli kıldığını belirtti. Altun, bilişim hukukunun önemini şu sözlerle ifade etti:

“Bu gelişmelerin meydana getirdiği olumsuz durumlar karşısında klasik hukuk kurallarının yetersiz kalmaya başladığına dikkati çeken İletişim Başkanı Altun, yeni ve bağımsız bir hukuk dalı olarak bilişim hukukunun ortaya çıktığını ifade etti.”

Bilişim Hukukunun Çerçevesi

Altun, bilişim hukukunun kapsamına giren çeşitli alanları detaylandırarak şu ifadeleri kullandı:

“Bilişim suçlarına bakan ceza hukuku, adli bilişim, elektronik ticaret hukuku, kişisel verilerin korunması hukuku, elektronik haberleşme hukuku, internet hukuku gibi hukuk dallarının bu kapsamda olduğunu söylemek mümkündür.”

Bu açıklamalar, bilişim hukukunun dinamik yapısını ve kapsamını ortaya koyuyor.

Türkiye’de Bilişim Hukukunun Gerekliliği

Altun, Türkiye’nin genç ve eğitimli bir nüfusa sahip olduğuna ve dünya ortalamasının üzerinde sosyal medya kullanıcısı oranına dikkat çekti. Ancak bu avantajların, manipülatif kullanımlar için de bir zemin hazırlayabileceğini belirtti:

Bu durum siyaset, sosyoloji, ticaret, eğitim, kültür ve sanat başta olmak üzere birçok alanda bilgi ve enformasyonun hızlı, ucuz ve kolay bir şekilde kamuoyunda yayılmasına olanak sağlarken aynı zamanda kötü niyetli odakların manipülatif kullanımıyla amaçlarına hizmet aracı hâline de gelebilmektedir.


Teyit Edilmemiş Hiçbir Bilgiye Güvenilmemeli

Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya kullanımının dikkatle ele alınması gerektiğine vurgu yaparak, teyit edilmemiş bilgilerin güvenilirliğinden şüphe duyulmasının önemine işaret etti. Altun, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ancak aslolan, sosyal medyada teyit edilmemiş hiçbir bilgiye, ürüne ve kişiye güvenilmemesi gerektiğinin herkes tarafından bilinmesidir.”

Altun, sosyal medya platformlarının kötü niyetli amaçlarla kullanılabildiğine değinerek, bu mecraların dolandırıcılık ve sahtekarlık gibi yasa dışı eylemler için zemin oluşturabileceğine dikkat çekti. Özellikle, İletişim Başkanlığı ve CİMER adının kullanıldığı sahte uygulamalara karşı vatandaşların uyarıldığını belirtti. Bu kapsamda yapılan düzenlemelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“2020 yılında kabul edilerek yürürlüğe giren kamuoyunda ‘sosyal medya düzenlemesi’ olarak bilinen 7253 sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun‘ ile devletimiz, vatandaşlarımızın her alanda olduğu gibi haklarının bilişim alanında da korunması için gerekli mevzuat düzenlemesini gerçekleştirmiştir. Suça karşı hukuki yaptırım uygulanabilmesi için yapılan değişiklikle belirli sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu getirilmiştir.”

İletişim Başkanı, sosyal medya kullanıcılarının bilinçlendirilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, güvenli bir dijital ortamın sağlanması için hem bireylerin hem de kamu otoritelerinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.


Siber Tehditlere Karşı Tedbirler Güçleniyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, siber tehditlere karşı alınan önlemlerin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin bu alanda çağın gerekliliklerini yerine getirdiğini vurguladı. Altun, küresel çatışmaların her alanda yayıldığı bir dönemde, dijital dünyanın kötü niyetli amaçlarla kullanılabileceğine işaret etti.

Altun, küresel çatışmaların her alanda yayıldığı bir dönemde siber tehditlere karşı da Türkiye’nin uygun tedbirleri alma sorumluluğunu çağın gereği olarak yerine getirdiğini belirtti.

Ayrıca, sosyal medya ve diğer dijital mecralarda ortaya çıkabilecek güvenlik açıklarının, vatandaşların haklarını ihlal etmemesi adına güçlü bir kurumsal altyapı oluşturulduğunu belirtti. İletişim Başkanlığı bünyesinde hayata geçirilen Dezenformasyonla Mücadele Merkezi faaliyetlerinin, bu çabanın en somut örneklerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Altun, dezenformasyon ve siber tehditlere karşı verilen mücadelenin sadece ulusal değil, aynı zamanda uluslararası boyutta da ele alınması gerektiğini belirterek, bu alanda Türkiye’nin öncü rol oynamaya devam edeceğini ifade etti.


Vatandaşlara Uyarı: “Dolandırıcılıklara Dikkat!”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medyanın kötü niyetli faaliyetlere zemin oluşturabilecek bir ortam sunduğuna dikkat çekti. Sosyal medyada sahte hesaplar ve yanıltıcı yöntemlerle yapılan dolandırıcılıkların ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Altun, İletişim Başkanlığı ve CİMER adı kullanılarak geliştirilen bir dolandırıcılık yöntemine işaret etti. Bu yöntemde vatandaşlara kredi kartı aidatlarının iadesi yapılacağı yönünde sahte bilgiler verilerek dolandırıcılık girişiminde bulunulduğunu belirtti. Altun, bu tür uygulamaların olmadığı yönünde vatandaşlara gerekli uyarıların yapıldığını ifade etti.

Altun ayrıca, sosyal medya platformlarında teyit edilmemiş bilgi ve kişilere karşı güven duyulmaması gerektiğini vurgulayarak, dijital ortamlarda bireylerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.