Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Kapalı Kapı Siyasetine Karşıyız”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı ve kapalı kapı siyasetine karşı olduğunu belirtti.

Saadet Partisi Genel Başkanı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEM Parti heyetinin ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, çözüm sürecinin en önemli unsurlarından birinin şeffaflık olduğuna dikkat çekti. Arıkan, bu tür önemli konuların kapalı kapılar ardında yürütülmesini desteklemediklerini ifade etti:

“Sürecin en önemli parametresinin şeffaflık olduğuna inanıyoruz. Hangi düzeyde olursa olsun, böyle önemli bir konuda kapalı kapı siyasetini desteklemiyoruz. Sürece katkı sağlayacağız ancak bazı kaygılarımız var. Bu süreçte kaygıların giderilmesine, şehit analarına, şehit çocuklarına ve en önemlisi milletimizin arzusuna bakacağız.”


“Engelli Vatandaşların Karşılaştığı Zorluklar”

Mahmut Arıkan, Saadet Partisi-Gelecek Partisi ortak grup toplantısında yaptığı konuşmada, engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara değindi ve 2024 yılında yapılan yasal değişikliklere tepki gösterdi:

“Görme engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında olması, güvenli ve bağımsız bir şekilde yaşamaları için devlete ve topluma büyük bir ödev düşmektedir. Yakın zamanda başta görme engelliler olmak üzere engellilerimizin önüne yeni engeller konuldu.”

Arıkan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerin engellilere ciddi zararlar verdiğini belirtti:

“2024 yılının son günlerinde Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklik, engelli vatandaşlarımızı üzdü. Bu düzenleme, ‘gelir kriteri’ bahanesiyle binlerce bakıma muhtaç bireyin kaderine terk edilmesi, KDV kanunu değişikliği ile ithal protez, ortopedik cihaz ve tekerlekli sandalyelere erişemez hale gelmesi, ehliyet kodları ile ortopedik ve işitme engellilerin ehliyetlerinin iptal edilmesi demektir.”

Engelli Haklarının Gasp Edilmesi

Mahmut Arıkan, engellilere yönelik bu düzenlemelerin dolaylı olarak haklarının gasp edilmesi anlamına geldiğini ifade etti:

“2024 yılının son günlerinde Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklik, engelli vatandaşlarımızı üzdü. Meclis’te bunun sakıncalarını belirtmemize rağmen bu düzenleme maalesef AK Parti ve MHP oylarıyla Meclis’ten geçti. Bu düzenleme, ‘gelir kriteri’ bahanesiyle binlerce bakıma muhtaç bireyin kaderine terk edilmesi, KDV kanunu değişikliği ile ithal protez, ortopedik cihaz ve tekerlekli sandalyelere erişemez hale gelmesi, ehliyet kodları ile ortopedik ve işitme engellilerin ehliyetlerinin iptal edilmesi, hafif zihinsel engellilerin eğitim haklarının yok sayılması demektir. Tüm bunlar doğrudan olmasa da dolaylı yollardan, engellilerimizin haklarının gasbedilmesi demektir”


“Toplumun Her Kesimine Dokunan Politikalar Üretmeliyiz”

Mahmut Arıkan, Türkiye’nin her kesimine fayda sağlayacak adımların atılması gerektiğini belirterek, tüm vatandaşlar için adaletli ve kapsayıcı politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.


“Nesil Kaybetme Lüksümüz Yok”

Arıkan, 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan ettiler. 2024 yılını ‘Emekliler Yılı’ ilan etmişlerdi. Cumhuriyet tarihi boyunca emeklinin bu kadar mağdur olduğu bir yıl olmamıştı. İnşallah 2024’te emeklinin başına gelen, 2025’te ailenin başına gelmez.”

Ekonomik kalkınmanın Milli Görüş için zor olmadığını vurgulayan Arıkan, ahlaki yozlaşmaya karşı uyardı:

“Ekonomiyi düzeltiriz, fabrikalar açarız, enflasyonu bitiririz, üretimi artırırız. Milli Görüş için ekonomi yönetimi elbette zor değildir. Çünkü bunu yaptık, aziz milletimiz razı oldu, ülkemiz kalkındı. Yine yaparız. Ama bozulan bir nesilse, bir anlayışsa orada iş zordur.”

Toplumda kötülüğün cezalandırılmadığı durumlarda ahlaklı bir nesil yetiştirmenin imkansız olduğunu ifade eden Arıkan, Türkiye’nin ahlak ve maneviyata dönüş yapması gerektiğini söyledi:

“Her nesil bir sonraki nesillerin mayası ve hamurudur. Siz bu nesli bozarsanız, sonrasında toparlaması imkansız olur. Kötülüğün cezalandırılmadığı toplumlarda ahlaklı nesil yetiştirmek imkansızdır. Bizim nesil kaybetme lüksümüz yok, bizim kötü alışkanlıklara teslim edeceğimiz tek bir insanımız yok. Bütün bunlardan görüyoruz ki Türkiye’nin tek çözüm yolu, ‘ahlak ve maneviyat’ ilkesine geri dönmektir.”


‘Tarafların Samimiyeti Konusunda Kamuoyu İkna Edilmeli’

Arıkan, şeffaflığın sürecin en önemli unsuru olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu süreçte temel bir ilkemiz var; 85 milyonun kazandığı bütün süreçlerin yanında oluruz. Sürecin en önemli parametresinin şeffaflık olduğuna inanıyoruz. Hangi düzeyde olursa olsun, böyle önemli bir konuda kapalı kapı siyasetini desteklemiyoruz.”

Arıkan, sürecin siyasi hesaplardan bağımsız olarak kalıcı çözüme odaklanması gerektiğini vurguladı:

“Adada konuşanların siyasete katıldığı ama salonda konuşanların nezarete atıldığı bir süreç kimseye fayda getirmez. Sürecin amacının siyasi hesaplar değil, meseleye kalıcı çözüm üretmek olduğu ve tüm tarafların samimiyeti konusunda kamuoyu ikna edilmelidir.”

Arıkan, şehit ailelerinin, çocuklarının ve milletin arzularının dikkate alınması gerektiğine dikkat çekerek şunları ekledi:

“Bu süreçte kaygıların giderilmesine, şehit analarına, şehit çocuklarına ve en önemlisi milletimizin arzusuna bakacağız. Zaten bunlar sağlanırsa, çözüm kolay demektir. Bunlar sağlanmazsa bir çözüm yok demektir.”