İYİ Parti Lideri Dervişoğlu’ndan Asgari Ücret Eleştirisi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, 2025 yılı için belirlenen asgari ücreti ve merkezi yönetim bütçesini sert sözlerle eleştirdi. Dervişoğlu, 22 bin 104 lira olarak açıklanan asgari ücretin, mevcut ekonomik şartlar altında gerçek bir geçim sağlayamayacağını belirtti. “Açlık sınırının 21 bin lira, yoksulluk sınırının ise 72 bin lira olduğu bir ülkede işçiye reva görülen 22 bin 104 liralık asgari ücret, sadaka bile değildir. İlan edilen artış oranı, hiçbir yaraya merhem olmayacaktır.” dedi.
2025 Bütçesi ve Asgari Ücret Değerlendirmesi
Dervişoğlu, “‘Bütçe kanunu’ diye geçen şey, boşa giden milyonlarca dolar kaynak, yandaşa dağıtılan ve dağıtılacak ulufeler, vatandaşa reva görülen sadakadan başka bir şey değildir. Geldiğimiz noktada emekli yine hakkını alamayacaktır. Memur yine ay sonunu göremeyecektir. Öğrenci yine tek öğünle günü geçirecek, işçi grev yasaklarıyla susturulacak, hastalar yine kuyrukta bekleyecek, diplomalı yoksul gençler yine çaresizce iş arayacak, anaların, babaların endişesi artarak devam edecektir. Kısaca 2025 zulüm bütçesinde yandaşa güven, millete korku, yandaşa huzur, millete endişe, yandaşa zenginlik, millete yoksulluk, yolsuzluğa kaynak yaratma dışında bir şey yoktur. En acısı ise vatandaşta yoksunluk duygusunu yerleşik hale getirmiştir. Yani bu bütçe ile hayatlarımızda yeniler değil, yineler olacaktır.” dedi.
‘Suriyelilerin Geri Dönüşü Sağlanmalıdır’
Dervişoğlu, Türkiye’nin güvenliği için Suriyelilerin ülkesine dönmelerinin sağlanması gerektiğini belirtti. “Ülkemizdeki Suriyelilerin ivedilikle geri dönüşlerinin temin ve tesisi gerekmektedir. Yani Esad gitmiştir, misafirlik bitmiştir. Bölgedeki savaş ve çatışmalar, önümüzde dağ gibi duran iklim krizi dikkate alınarak, bir daha Türkiye’nin böyle bir göç dalgasına maruz kalmaması için gerekli önlemlerin zaman geçirilmeksizin alınması temin edilmelidir. Rejimin değiştiği Suriye’de, ülkemizin güvenliği açısından bir terör devletinin kurulması ihtimalinin bile taviz verilmeksizin engellenmesi gerekmektedir. Bölücü terör örgütüne devlet kurduracak muhtemel adımların önceden öngörülerek ortadan kaldırılması temin edilmelidir. Geçmiş dönemlerde önerdik, burada tekrarlıyorum; Ayn El Arap, terör örgütünün hegemonyasından ve işgalinden mutlaka arındırılmalıdır. Tabka, Rakka, Haseke ve Sincar boyutunda yeni bir güvenlik alanı oluşturulmalıdır. Süleyman Şah Türbesi en eski yerine taşınmalıdır.” dedi. Bölgedeki güvenlik önlemlerinin zaman kaybedilmeden alınması gerektiğine değindi.
Türk Diplomasisine Eleştiri
Dervişoğlu, Türk devletinin terörle mücadeledeki politikalarını ve geçmişteki bazı stratejileri eleştirdi. “Dünün terör örgütü bugünün müttefiki HTŞ’nin, hain terör örgütü PKK’nın ve Suriye’deki uzantılarının açıklamaları, Irak’ta, Lübnan’da zamanında oynanan benzer senaryolar, bu sürecin baş aktörü Amerika’nın beyanları bize gösteriyor ki büyük Türk devletini, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ve polis teşkilatını, devlet aklı ve ahlakını temsil eden valileri, kaymakamları, terörle mücadelede yetersiz ve başarısız konumuna düşürmek pahasına, eli kanlı terörist başına yapılan davetlerin, bebek katiline umut olmanın planları, dışarıdan ithaldir. Yedek parçası ve servisi de bulunmamaktadır. 22 yıllık iktidarın karnesi, tekrarlanan hatalar ve bu hatalarda ısrarlarla doludur. Ve dediğim gibi AK Parti iktidarının sorunu; devleti bindiği makam aracı zannetmesi, iktidara gelirken medet umdukları Soros, iktidara geldikten sonra taşeronları FETÖ, 2009 yılında PKK ile Oslo görüşmeleri, 2024 İmralı canisinden barış güvercini yaratma hülyaları, hep aynı hikayenin, aynı senaryonun sıradan parçalarıdır. Şimdilerde de buna HTŞ eklenmiştir. Farkında mısınız? Bu saydıklarımın tamamı terör örgütüdür. 22 yıldır yol arkadaşları hep terör örgütleridir bunların. Bir zamanlar FETÖ’ye laf söyletmiyorlardı. Sonra açılıma halel gelmemesi için kanunlar çıkarttılar. İç Güvenlik Paketlerini Meclis’ten çektiler. Sınırları boşalttılar. Askere, ‘Örgüte operasyon yapmayın’ talimatı verdiler. İktidar aynı, terör örgütleri dönemsel değişiyor.” ifadeleriyle hükümetin terörle mücadeledeki yöntemlerini sorguladı.