Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Müsavat Dervişoğlu: Türkiye’deki Olaylar Sosyal, Ekonomik ve Siyasi Hayatı Derinden Etkiledi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye’de yaşanan son gelişmelerin sosyal, ekonomik ve siyasi hayatı derinden etkilediğini belirtti. Dervişoğlu, hükümetin yanlış politikalarına dikkat çekti.

İYİ Parti Genel Başkanı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir’de düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’de yaşanan son gelişmelerin sosyal, ekonomik ve siyasi hayatı derinden etkilediğini belirtti. Dervişoğlu, “Bu olaylar hem sosyal hayatımızı hem ekonomik hayatımızı hem de siyasi hayatımızı derinden etkiledi” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir’in Bornova ilçesinde partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Programa İYİ Parti İzmir Milletvekilleri, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve çok sayıda partili ile vatandaş katıldı. İftar sonrası bir konuşma yapan Dervişoğlu, Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik krizlere değindi.

Dervişoğlu, “İstanbul’da bir süreç yaşanıyor. Defalarca uyarmış olmamıza rağmen uyarılarımızı kulak vermeyenler Türkiye’yi büyük kargaşanın içine sürüklediler. Diploma iptali ile başlayan ve devamında sürdürülen soruşturmalar neticesinde Türkiye’de başka bir parantezin açılmasına vesile oldular. Dün bir mahkeme kararı verildi. Verilen kararlar Türk milletinin vicdanına aykırı olamaz. Millet adına alınmış kararlar meşruiyetini de ona dayandırır ama milletin vicdanına zaman zaman derin yaralar açan kararlar alınıyor. Bunların yabancısı değiliz. Bu olayları yeni yaşamıyoruz, biz bu filmi daha önceden de defalarca izledik. Türkiye ihtilal mahkemeleri, kumpas davaları, haksız tutuklamalar ve yargılamalarla yaşanan aymazlıkları çok önceden tecrübe etti. Hayat bize haksız yargılamaların sonucunda alınan kararların hiç kimseye faydası olmadığını göstermiştir. Çünkü mahkeme kadıya mülk değildir. Bugün de öyle olacaktır” dedi.

‘OLUP BİTENLERE BAKIP FAYDACI VE FIRSATÇI BİR YOL HARİTASI TERCİHİNDE HİÇ BULUNMADIM’

Dervişoğlu, bu olayların sosyal, ekonomik ve siyasi hayatı derinden etkilediğini vurgulayarak, “Bugünkü derinden bir etkileme değil. Bugün yaşadıklarımız demokrasi hayatımıza vurulmuş darbe tanımına daha uygun. Yapılan bu uygulamalar, atılan bu adımlar sürdürülen bu strateji siyasetin yeniden düzenlenmesinin de önünü açıyor. Farklı şeylerle sürdürülen bu iş ve işlemler, siyaset yapma eğiliminde olan insanların da kendisiyle alakalı stratejilerini gözden geçirmelerine vesile oluyor. İYİ Parti olarak ve şahsen Müsavat Dervişoğlu olarak siyasi tavrım ve asla ve kata, olup bitenlere bakıp faydacı ve fırsatçı bir yol haritası tanzim etmek tercihinde değildir. Buradan bir siyasi rant nasıl temin ederim kaygısına hiç kapılmadım. Ben milletin huzurunda partim ve şahsım doğrularımızla anılmanın kavgasını ve mücadelesini veren bir hemşerinizim” ifadelerini kullandı.

‘ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA OLAYLARIN TESİRLERİNİ GÖZLEMLEYECEĞİZ’

Dervişoğlu, ekonomik boyuta da değinerek, “Türkiye’de dolar 1 lira arttığında Türkiye’nin borcu 500 Milyar artıyor. Geriye bıraktığımız 3 gün içerisinde dolar 2 lira attı. Bu hükümet 100 milyar lira tasarruf edeceğim diye emeklinin, dar gelirlinin, sabit gelirlinin, asgari ücretlinin, memurların maaşlarına zam yapmaktan imtina etti. Türkiye 100 milyar lira tasarruf peşinde koşarken, bu hükümetin yanlış uygulamaları yüzünden 3 gün içinde, 10 katını, 1 trilyon lirayı kaybetti. Bunu Türkiye Cumhurbaşkanının keyfi yerine gelsin diye yaşadı. Türkiye bir adamın iki dudağından dökülen hataların kurbanı olan bir ülke durumundan çıkarmak hepimizi yüklenmesi gereken bir görev” dedi.

‘İYİLERLE CESURLAR HAREKETİNİN GENEL BAŞKANIYIM’

Dervişoğlu, dün mahkemede olduğunu ve olayları takip ettiğini belirterek, “Günlerce gizlilik kararı verildiği ifade edilen dosyalardaki bilgiler, savcılardan önce medyanın ellerinde dolaşıyor. Türkiye’de bir kolektif kötülük hüküm sürüyor. Herkes sırasıyla televizyonlara çıkıyor, bu kolektif kötülüğe hizmet etmek derdine düşürülmüş. İçinde bulunduğumuz bu sürece gizli tanıklar dahil oldu. Gizli tanıklar üzerinden yapılan bir takım manipülasyon çerçevesinde de yargılamanın sıhhatine zarar verildi. Bütün bunlar üst üste toplanınca da adil kararların verilip verilmediği konusundaki tereddüt her vatandaşımızın zihnini kemirir hale getirildi. Ben kim haklıdır kim haksızdır bilmem ancak ben Türk milleti adına karar veren mahkemelere saygılı biriyim. Ancak soruşturmaların ve yargılamaların adil olduğuna inanmıyorum. Bunun sorumlusu da bugün Türkiye’yi yönettiklerini zannederlerdir. Ben Müsavat Dervişoğlu’yum iyilerle cesurlar hareketinin genel başkanıyım. Yola çıktığımda adalet peşinde diye çıktım. Onun için haksızlığa, zulme, zorbalığa uğramış kim var ise beni onunla ve ailesinin yanında göreceksiniz. Bu benim insanı, vicdanı, ahlaki sorumludur. Adalet dilenmiyoruz zamanı gelecek hesap soracağız. Milletin vicdanında yer edinmeye çalışıyoruz. Doğrularımızla, haklı görüşlerimiz ve memleket ile cumhuriyet sevdamız ile anılmak istiyoruz. Bu sebeple hata yapma lüksün de olmadığının farkındayız. Dolayısıyla 35 seneden beri şunu söylüyorum; İzmir’ce konuşmamız gerekmektedir, kutuplaşma değil kucaklaşmak gerekir. Sevdası Türkiye, kaygısı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceği ve semalarda dalgalanan Türk bayrağı olduğu müddetçe hiç kimseyle karşı karşıya gelmedik, ama ihanete asla teslim olmadık” dedi.

‘PROBLEMLİ OLDUKLARIMIZ VATANIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNE KASTEDENLERDİR’

Dervişoğlu, “İhanet deyince eskiden akla İmralı’daki cani başı ve onun avaneleri geliyordu” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi cani başıyla onun aveneleri artık moral veren, siyaseten onları meşrulaştıran ve siyaseten söz söyleme makamında bulundukları için de onlara Türkiye’nin değerlerini tartışma imkanı tanıyan siyasetçiler geliyor. İmralı’dakine artık kimse bir şey diyemiyor zaten. Ona sayın ve beyefendi demeyeni, neredeyse cezaevine atacaklar. Adamdan bir barış güvercini yaratmaya çalıştılar. Bu meşrulaştırma bir caniyi, barış güvercini konumuna taşıdı. Şimdi hem kendisi oradan yazdığı mektuplarla hem de avaneleri bazen yaptıkları toplantılarda bazen de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdikleri konuşmalarda Türkiye’nin ve Türk milletinin değerlerini tartışmaya açıyorlar. Üniter devlet yapımız tartışılıyor. Vatanın bölünmez bütünlüğü tartışılıyor. Milli devlet anlayışımız tartışılıyor, bunun yanında da tek birliğimiz tartışılıyor. Hiç kimsenin ana dili ve etnik kökeni ile bir sorunumuz yok. Problemli olduklarımız vatanın bölünmez bütünlüğüne kastedenlerdir. Üzerimde yaratılmak istenen spekülasyonları da ortadan kaldırabilmek için her fırsatta inandığım doğruları dile getirmeye çalışıyorum. Büyük Türk milletiyiz, milletin içinde farklı kökten gelenler, farklı ana dilleri olanlar vardır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, bu büyük millet, devlet kurma ülküsü ile bir araya gelerek Cumhuriyeti kuran Türkiye halkına büyük Türk milleti denir ibaresini tarihe şerh etmiştir. Abdullah Öcalan’a barış güvercini muamelesi yaparken Müsavat Dervişoğlu’na terörist muamelesi yaparsanız, bunu İzmir’de kabul etmez, Türk milleti de kabul etmez.”

Müsavat Dervişoğlu

Müsavat Dervişoğlu

Müsavat Dervişoğlu

Müsavat Dervişoğlu

Müsavat Dervişoğlu

Müsavat Dervişoğlu