Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Asgari Ücret Halkın Yüzüne Küfretmek Gibi”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, asgari ücret açıklamasıyla hükümete sert eleştirilerde bulundu. Gerçek enflasyonu, ekonomik adaletsizliği ve CHP’li belediyelerin hedef alınmasını değerlendirdi. Tüm detaylar haberimizde.

CHP Genel Başkanı Özgür

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Geçim Olmazsa, Seçim Olur”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtlarken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2025 yılı asgari ücret miktarını değerlendirdi. Özel, belirlenen rakamı “insanların yüzüne küfretmek” olarak nitelendirdi ve ekonomik adaletsizliklere dikkat çekti.

“Gerçek Enflasyon Yüzde 80, Asgari Ücret Yetersiz”

Asgari ücretin yetersiz olduğunu belirten Özel:

“Böyle bir asgari ücreti şöyle bekliyorduk; biliyorsunuz asgari ücrette bu iktidar, ‘asgari ücretliyi, emekliyi enflasyona ezdirmeyiz’ diye genel bir söylemi vardı. Tabii bunun yılların toplamına baktığınızda gerçek olmadığı doğru ama. Son birkaç yılda enflasyon oranında zam yapma gibi bir nokta vardı ve enflasyonun yüzde 50 olacağı belliydi. Öyle olunca da asgari ücretin en az 25 bin lira olması gerekiyor. Bundan 2.5 ay önce 3 ay önce şey başladı; işte “enflasyon yüksek çıkabilir, gerçekleşen enflasyona göre değil, hedeflenen enflasyona göre zam yapmak lazım“. Şimdi hedeflenen enflasyon denince, orta vadeli programa veya son ilan ettikleri revizyonlara bakınca orada durum felaket; yüzde 25 ila 30 arasında rakamlar telaffuz etmişler. Yüzde 30’u yaparsa bu oluyor işte…

Özel, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon hesaplamalarına şöyle tepki gösterdi:

Biz neye göre asgari ücret talebi belirledik? Açık söyleyeyim; 30 bin lirayı söylerken bile rahat söylemedik. Çok daha üstü olması lazım. Maalesef bu memlekette insanlar, kendilerini anlamayanları anlamaya çalışıyorlar bazen. Asgari ücreti belirleyenler veya onları çalıştıran patronlar yıllardır sömürüyorlar ama insanlar yine de ‘o kadarı da çok‘ falan diyor. Aslında bugün 17 bin liralık asgari ücret, geçtiğimiz yıllardan birikerek yarattığı mağduriyet düşünüldüğünde, 35 bin lira 40 bin lira asgari ücrete göre çok değil… Biz şöyle yaptık; bunlar yüzde 30’ları konuşuyorsa; hedeflenen enflasyon, arada bir yüzde 50’ye yakın olacak olan gerçekleşen enflasyon var ama bu asgari ücretli için gerçek mi dedik? Çünkü TÜİK, biz ‘Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu‘ diye açılımını söylüyoruz TÜİK’in miting meydanlarında. En çok alkışı da bu alıyor çünkü emekliler, çalışanlar kendi ceplerinden maaşlarının nasıl çalındığını, nasıl aşındırıldığı bunu TÜİK vasıtasıyla yapıldığını biliyorlar. TÜİK’in enflasyonu böyle ama, neye göre hesaplıyor? Mağlum pinpon topu var TÜİK’in hesabı içinde… Enflasyon sepetinin içinde… Bakır çubuk var… Olur olmadık şeyler koyuyorlar içine. O sepet yüzde 50. Asgari ücretli pinpon topu yemediğine, çocuğuna harçlığı bakır çubukla ödemediğine göre nasıl oluyor diye baktık. Asgari ücretlinin temel harcamaları var. Zaten bunu sendikalar sık sık çıkarıyorlar. Onların 1 Ocak’taki durumuna ve bu Aralık ayında olası fiyatlarına bakarak şunu gördük ki; gerçek enflasyon, asgari ücretlinin yaşadığı enflasyon yüzde 78 diye hesapladı bizim arkadaşlar. Bu 75 ile 85 arasında gidip geliyor iline göre… Asgari ücretlinin hissettiği enflasyon yüzde 80. O zaman hiç olmazsa yüzde 80 olmalı dedik ki enflasyona ezdirilmesin. Oradan çıktı bizim 30 bin lira.

“22 Bin Lira, İnsanların Yüzüne Küfretmek Gibi”

Özel, belirlenen asgari ücret miktarının toplumun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu ve bunun ciddi bir hayal kırıklığı yarattığını vurguladı:

“Burnundan soluyordu millet. 22 bin değil de 25 bine dahi burnundan soluyordu AKP’li, MHP’li de, muhalefet partisine oy vermiş insanlar da. Ben Erdoğan’ın sahayı okuyacağına, anketlere bakacağına ve bu yanlışı yapmayacağına inanıyordum. Ben, 25-30 bin lira arasında bir şey belirleneceğini, bizim önerimizdekine benzer bir şekilde biraz da işverene SGK’lı başına bir destekleme yapmak suretiyle bu işi çözeceklerini, bir noktaya getireceklerini düşünüyordum. Bu 22 bin lira, kaba tabirle insanların yüzüne küfretmek gibi bir şey.”

Asgari Ücretin Yılda 4 Kez Güncellenmesi Meselesi

Özel, iktidarın seçim dönemindeki vaatlerini hatırlatarak şunlara değindi:

“Geçen sene seçimde söz verdiniz: ‘Tek hanenin üzerinde enflasyon olan ülkede, asgari ücreti yılda en az 2 kez ama bu kadar yüksek olduğuna göre 4 kez güncellemek lazım’ dediniz. Güncellemediler. 10 bin liraya geçim olmuyordu, 12 bin 500 yaptılar. Enflasyonun yüzde 66 olduğu yerde yüzde 25 zam yaptılar.”

“İnsanların Öfkesini Anlamak Mümkün”

Özel, halkın ekonomik sıkıntılar karşısında duyduğu öfkenin anlaşılır olduğunu vurguladı ve partisinin 2025 yılında daha yoğun bir şekilde sahada olacağını ifade etti:

“Gerçekten öfkelenmemek mümkün değil, insanların öfkesini anlamak mümkün. Yarından itibaren bütün örgütlerimiz 973 ilçede sokağa çıkacaklar. Milletvekillerimiz Cumartesi’den sonra hem seçim bölgelerine hem Türkiye geneline yayılacaklar, orada çalışacaklar.”

“Geçim Olmazsa, Seçim Olur”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 2024 yılı boyunca gerçekleştirdiği çalışmalar ve 2025 yılı hedefleri hakkında bilgi verdi. Özel, ekonomik adaletsizliklere karşı sahada daha yoğun bir performans göstereceklerini ifade etti:

2024 yılı içerisinde 46 ile 199 ziyaret yaptık. Manisa hariç, sık gittiğimiz, geldiğimiz yerdir. 105’i seçim bölgelerinde ama her birisi emeklinin ve emekçinin sorununu da dile getiren 119 büyük miting yaptık. 156 kez halka seslendik ve bu performansı çok aşacak bir 2025 performansıyla hem ben hem milletvekillerimiz, 2025’te biz 14 Mayıs gününden itibaren ‘Geçim olmazsa, seçim olur’ diyoruz ve diyoruz ki; 15 Temmuz’da asgari ücrete zam verin.”


“Tüketimden Gelen Gücümüzü Kullanacağız”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sanayi ve Ticaret Odası başkanlarından birinin yaptığı açıklamayı sert sözlerle eleştirdi. Özel, bu açıklamanın işçilerin enflasyona ezdirilmesini desteklediğini ifade ederek, tüketicilere çağrıda bulundu:

“Bugün bir büyükşehrimizin Sanayi Ticaret Odası başkanı şöyle bir açıklama yapmış: ‘Her türlü fiyat ayarlamasında, asgari ücret artışını aşmamalıyız’ diyor. Yani patronlara diyor ki, ‘Büyük patron işaret etti, işçiyi ezebiliriz. Yüzde 30’da hiçbir şeyi geçmeyelim.’ Bunu bir büyükşehrimizin Sanayi Ticaret Odası başkanı söylüyor. Şahsına saygım sonsuz ama onun lafına kim uyarsa, onun lafına uyanlara tüketimden gelen gücümüzü göstereceğiz.”

Özel, açıklamasında işçi haklarını savunmayan patronları ifşa edeceklerini ve bu firmalara karşı tüketicilerin gücünü kullanacaklarını belirtti:

“Açık söylüyorum, Tayyip Erdoğan ‘ez’ dedi diye, işçisini ezene, diyor ki Sanayi Ticaret Odası başkanı, ‘Reis bize çerçeveyi çizdi. Hiçbirimiz işçimize, çalışanımıza, beyaz yakalımıza, gri yakalımıza, mavi yakalımıza, bekçimize yüzde 30’dan fazla yıllık artış yapmayalım. Tayyip Bey’e uyalım’ diyor. Bunu söylemesi demek; asgari ücretteki bu enflasyona ezdirme işini bütün özel sektör sahiplenelim diyor. Bunu yapmayanları destekleyeceğiz.”

Özel, işçi haklarını ihlal eden şirketlerin ürünlerini boykot etme çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“İfşa edeceğiz, malını almayacağız. Banka mı? Bankasına mevduat koymayacağız. Yiyecek, içecek mi üretiyor? Polonez mi üretiyor? Polonez sucuk yemeyeceğiz kardeşim. İşçisine hakkını vermiyorsa Polonez sucuk yemeyeceğiz… Döneceğiz, ‘Tüketmeyin kardeşim’ diyeceğiz. ‘Almayın bunu’ diyeceğiz. ‘Bunun lastiğini takmayın’ diyeceğiz. ‘Bunun ayakkabısını almayın’ diyeceğiz… Bunu şunun için söylüyorum; Tayyip Bey’e uyupta işçisini, emekçişini, çalışanını ezmeye kalkanın karşısında biz varız. Bize uyanı, sonuna kadar destekleyeceğiz.”


Ensâr-Muhâcir İlişkisi ve Suriyeliler Meselesi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Suriyelilere yönelik politikaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını eleştirerek, Bulgaristan Türkleri ile Suriyelilere yaklaşım arasındaki farkı vurguladı:

“Vatandaşlarımız açısından çok kritik olduğunu düşünüyorum: diyor ya ‘Peygamber Efendimiz Mekke’den kalktı, Medine’ye gitti; ensar-muhacır ilişkisi var, bizim kültürümüzde bu var.’ Suriyeliler Türkiye’ye geldiler, baş üstüne geldiler. Şimdi Suriye’de savaş bitti. Esad var diye, Esad’dan kaçıyorlar diye uluslararası hukuk çerçevesinde geçici sığınma vermiştik. Esad gitti, ‘Sığınma kalabilirler’ diyor. ‘Yarısı kalsa ne olacak’ diyor, ‘Başımızın üstünde yeri var’ diyor.”

Özel, Erdoğan’ın Bulgaristan Türk’lerine yönelik geçmişte yaptığı bir konuşmasını anlattı:

“Şimdi bunu Suriye’den gelenlere söyleyen Erdoğan, Özal’a ne diyor? Şunu söylüyor: ‘Bulgaristan Türkleri Türkiye’ye sığınıyor. Neden sığınıyor?” O an da rejim Türk’lere karşı çok kötü davranıyor, soykırım tehlikesi var, sınırımıza geliyor. Dilimizi konuşan, şu anda da hepsi göçmen mahallelerimize gelmiş oturmuş, canımız ciğerimiz Bulgaristan Türk’lerine şunu söylüyor: “(Özal’a) Ne dedi Bulgaristan’a? Gelin dedi.’ Bakın, (Özal) Bulgaristan’a ‘Gelin’ demedi; Bulgaristan Türk’lerine, ‘Gelin’ dedi. “(Erdoğan, Özal için) Ne dedi diyor Bulgaristan’a? Gelin dedi. Ne kadar varsa gelin. İsterse Todor Zhivkov da gelsin. (Özel) böyle bir şey demedi ama Gelin diyorsun ama bak Ahmet, Mehmet asgari ücrete talim. Ülke insanı aç. Kadınını satıyor. – (Özel) özür diliyorum sizden, aynen bugün ki Cumhurbaşkanının ifadesidir – , kızını satıyor. Sen buna çözüm bulamamışken “Gelin” diyorsun. Bunları nereye yerleştireceksin? Kapıkule’de bir anons; muamelesi biten soydaşlarımız istediği yere gidebilir. 780 bin kilometrekare emrinize amededir. Tabi bu insanlar geldi. Kim geldi? Casus mu geldi ne geldi belli değil.”

Özel, Bulgaristan Türklerine geçmişte yapılan destekleri hatırlatarak şunları söyledi:

Hafızası zayıf bir toplumuz. Bulgaristan Türk’lerinden Türkiye’ye gelip, Tayyip Erdoğan’a oy veren bile var şu anda. Önemli bir çoğu yoksulluktan, sıkıntıdan filan. Ama biz “Bulgar Türk’ü” demeye utanırız, “Bulgaristan Türk’ü” deriz. O (Erdoğan, Özal’a) diyor ki; “Noldu? Bulgaristana ne dedi? Gelin hepiniz dedi.” Oysa Özal şunu demişti: “Kapılar açık.” Geldiler, biz Manisa lisesi açıldı, teknik lise açıldı, önündeki Avni Gemicioğlu Caddesinde arabaların içinde yattılar. Bütün mahalle ayran götürdük, su götürdük, yemek götürdük. Bir şekilde o soydaşlarımıza sahip çıktık. Bir kısmı yerleşti, bir kısmı geri döndü. Kimseye zorla ‘Git’ denmedi. Bunlar Bulgaristan Türkü.”

Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına tepki gösteren Özel, geçmişteki durumla bugünkü politikaları karşılaştırdı:

“Bunlara karşı millet aç, açıkta, asgari ücret yemiyor, – özür dilerim – ‘karısını ve kızını satıyor insanlar Türkiye’de’ lafını söyleyen Recep Tayyip Erdoğan… Biz bu lafları ettiğimiz değil; “Suriye’de savaş bitti artık geri dönüşünü planlayalım.” diyoruz, ‘Ensâr-Muhâcir’ diyor. Burada bir samimiyet var mı? Ben bu cümleleri, taa Özal’ın başta olduğu, benim 20’li yaşlarımda olduğum günlerde, ‘Bulun şunu ya’ dedim. ‘Bunun böyle bir lafı var’ dedim. Duyduğumda da ayıplamıştım…

Özel, Suriyelilerle ilgili yapılan açıklamaların siyasi motivasyon taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İşte size Recep Tayyip Erdoğan, işte Ensâr, işte Muhâcir. Bulgaristan Türk’üne bu muameleyi yapıp, Suriye’den gelenlere de ‘Kalın artık burada, bana seçmen olun’ diyen bir anlayış.”


“CHP’li Belediyeler Hedef Alınıyor”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, SGK’ya olan borçlar üzerinden CHP’li belediyelere yönelik yapılan eleştirilere sert yanıt verdi. Özel, asıl borçluların AK Parti’ye yakın şirketler olduğunu ve SGK’nın bu şirketlerin borçlarını açıklamaktan kaçındığını dile getirdi:

“Birincisi, belediyenin borçları toplam 100 lira. Bu borcun 10 lirasını belediyeler yapmış, 90 lirasını özel şirketler. Bu 10 liranın içinde sadece CHP değil, tüm partilerin belediyeleri var. Hepsi birden 10 lira, 90 lira özel şirketler. Bu özel şirketleri ve bütün alacaklarını SGK’nın kanuna göre 6 ayda bir ilan etmesi lazım. İlan etmiyor. Neden ilan etmiyor? Çünkü bizim belediyeler sonlarda listeye girer mi bilmiyorum ama ilk baştakilerin hepsi bu AK Parti’ye yakın, koruduğu, kolladığı, bütün ihaleleri verdiği 40-45 tane yandaş şirket orada dolu. Çünkü hepsi biliyor ki, ‘Acele etmeyelim, biz istediğimizde Tayyip Erdoğan bir talimat verecek ve plan bütçe komisyonu bizim borçları zaten affedecek.’ Hatta bir şey söyleyeyim; önümüzdeki ay zaten bu borçların faizlerinin silinip, anaparalarının bölünmesiyle ilgili bir tasarı hazırlıyorlar. O yüzden “silkele, silkele” diyor. Yani AK Parti’deyken MHP’deyken belediyeler, borcu yapmış yapmış faiziyle dolmuş. Onlar “Nasılsa bizimkiler yakında af çıkarır” diye ödememiş. Hatta ödeyenle dalga geçmişler. Şimdi, bizden faiziyle bu borçları tahsil edip, bize gelen iller bankası ödeneklerinden. Sonra yandaş şirketlerine faiz affı ve taksitlendirme yapacak.”

Özel, CHP’li belediyelerin sosyal yardım bütçelerine müdahale edilerek hizmetlerinin engellenmeye çalışıldığını şu sözlerle ifade etti:

“Peki burada el koyduğu para kimin? El koyduğu para, az önce konuştuğumuz Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin sosyal yardım bütçelerine el koyuyorlar. O paralar sosyal yardım için. Zaten nakit para nerede oluyor? Sosyal yardıma yönelik işlerde oluyor. Böyle atmaca gibi bekliyorlar. Örneğin Mansur Yavaş, biraz önce teyzenin pazarda söylediği “protein yardımı” denen ayda 1 kilo, 2 kilo et verecek. O paralar yüklenirken, atlıyorlar oraya veya işte sosyal yardımla ilgili nerede para görseler, oraya atlıyorlar.”

“CHP’li Belediyeler Başarılı, AK Parti Rahatsız”

Özel, CHP’li belediyelerin halk nezdindeki memnuniyet oranlarının AK Parti’yi rahatsız ettiğini belirtti. Yerel seçimlerinin ardından CHP’li belediyelere yönelik baskının arttığını ifade eden Özel, şu açıklamayı yaptı:

“Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart seçim sonuçlarını bir ölçüde sindirmişti. Nasıl sindirdi? Dediler ki ona: ‘Bu yerel seçim, genelde böyle olmaz. Bu CHP’liler 89’da da belediyelerde büyük başarı elde etti, 94’te kaybetti.’ Şöyle olur böyle olur dediler, durdu. Hazmedemediği sonuçlar, 31 Ekim sonuçları. 31 Ekim’de Cumhuriyet Halk Partisi de AK parti de belediyelerin devir teslim filan ilk 1 ayı geçiyor sonraki 6 aylık performansları 31 Ekim’de ölçtürdük biz. Yüzde 58 memnuniyet çıktı CHP’li belediyelerden… Oy oranı yüzde 58’e gelecek şekilde bir memnuniyet. Şimdi oyunu 15 puan arttıran var, 7 puan arttıran var. Arttırmayan yok denecek kadar az… Diyorlar ki: “CHP’li belediyeler böyle giderse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelecek genel seçimleri kazanmasına da vesile olacak bu iş.” Çünkü millet CHP’li belediyelerden memnun. Kuvvetle ihtimal bağırarak soruyor, “Nesinden memnun?” biz de sorduk “Neyimizden memnunsunuz?” diye”

CHP’li belediyelerin en çok beğenilen hizmetlerini sıralayan Özel, bu hizmetlerin AK Parti’yi rahatsız ettiğini belirtti:

“İki (sırada) kreşler, altı (sırada) öğrenci yurtları geri kalan sekiz (sırada) sosyal yardımlar. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, ‘Hoş geldin bebek’ paketinden tutun da protein desteğine kadar, et desteğine kadar, süt desteğine kadar, okul sütü projesine kadar, anne kartı uygulamaları en başta yer alıyor. “Bunları durdurmadan CHP’yi durduramazsın“, demişler beyfendiye.”

“AK Partili Belediyeler Daha Müsrif”

Özel, AK Partili belediyelerin harcamalarındaki israfa dikkat çekerek, bu konuda CHP’ye yöneltilen eleştirilerin haksız olduğunu şu sözlerle ifade etti:

“CHP’li belediyelerin yüksek konser harcaması dediğinin üstünde, 65 tane AK Partili belediyenin konser harcaması var bir kere bu. İkincisi, 3 tane sanatçı, 7 ayrı sahne 29 ekim sahnesi, bir de millet o konseri görmüş ve memnun kalmış. Bunları teker teker gördü vatandaşlar… Esas bu konuda müsrifin AK PArtili belediyeler olduğunu gördüler. Bir de şu dinozor parkı gördüler Melih Gökçek’in nasıl milyonları, milyarları milletin cebinden çalıp oralara kattığını gördüler”

Melih Gökçek’in geçmişteki uygulamalarını da eleştiren Özel, AK Parti’nin yönetim anlayışını sorguladı:

“Melih Gökçek metal yorgunluğu diye, ya FETÖ’cüdür ya hırsızdır diye istifa ettirilmişti. Oğlunu milletvekili yaptı. Oğlunun millet açlıktan kırılırken 300 metrekarelik yatak odalarında, bilmem kaç dönüm üzerine yaptığı 600 milyon lira değerindeki malikanesini gördüler.”