“Kemalpaşa, Milli Mücadelenin Ruhunu Taşıyor”
Konuşmasında Kemalpaşa’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki rolüne değinen Özel, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu bölgeye olan sevgisini şu sözlerle anlattı:
“Kemalpaşa’ya, Kemalpaşa’nın bütün güzel insanlarına, yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevdası olan bu güzel Cumhuriyet kentinin bu güzel ilçesine merhaba, hepiniz hoş geldiniz, hepinizi saygıyla selamlıyorum. İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun bir gün öncesinde Mustafa Kemal Paşa buradaydı. O sırada bizim Manisamız, komşu Manisamız düşman işgalinden kurtulmuştu ve adı Nif olan, o günden itibaren Kemalpaşa adıyla anılmaya başlayacak olan, sonra da kanunla bu ismin verileceği bu kentten yanan, terk edilen ama işgalden kurtulan güzel İzmir’e bakıyordu. İzmir, Atatürk açısından hem annesine emanet ettiği kenttir, hala daha Karşıyaka’da Zübeyde Hanım’a İzmir ev sahipliği ediyor. Hem de Cumhuriyet’i cumhuriyet yapan, bütün değerleri emanet ettiği kenttir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şehirleri, bölgeleri birbirinden ayırmayız ama her ordunun bir karargâhı, her donanmanın bir bayrak gemisi, sancak gemisi vardır. Hiç şüphe yok ki, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de sancak gemisi güzel İzmir’dir. Sancağımızı taşıyan İzmirimiz’e bir kez daha merhaba diyorum, hepiniz hoş geldiniz.”
Özgür Özel, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kemalpaşa halkı ile ilgili anılarını hatırlatarak sözlerini sürdürdü:
“Bir dahaki sefer; 1925… Mustafa Kemal Paşa, üç yıl sonra buraya gelir, burada geçirdiği ilk geceyi şöyle anlatıyor… Mustafa Kemal Paşa, üç yıl sonra buraya gelir, burada geçirdiği ilk geceyi şöyle anlatıyor… ‘Hayatımda sevinçle geçirdiğim bir gece vardır. O gece ordumuzun İzmir’e girdiği günün, burada geçirdiğim gecesidir. Buradan geçerken bu muhterem halkın gördüğü zulüm ve teaddiye rağmen resmimi koyunlarından çıkararak, beni tanıdıklarını, otomobilime doğru atılarak beni kucakladıklarını hiç unutmam. Bugün o hatırayı yaşıyorum, bahtiyarım.’”
“31 Mart’ta TRT’ye Sürprizimiz Var Dedik”
Özel, 31 Mart yerel seçimlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özel, CHP’nin seçim başarısını ve Türkiye İttifakı’nın büyümesini anlatarak şunları söyledi:
“Türkiye İttifakı Her Rengi Kucakladı”
Özel, Türkiye İttifakı’nın kapsayıcılığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye İttifakı, sadece sosyal demokratlardan değil milliyetçi demokratlardan, muhafazakâr demokratlardan, Kürt demokratlardan, Alevi’den, Sünni’den, Kürt’ten, Türk’ten, Laz’dan, Çerkes’ten yani yan yana yaşayan, bu ülkenin birliğini savunan, bayrağını gururla dalgalandıran, İstiklal Marşı’nı hep bir ağızdan söyleyen, milli takım kazandığında birlikte sevinebilen, filenin sultanlarına birlikte ağlayan insanların ittifakı; Türkiye İttifakı’dır’ demiştik. ‘Renkleri ay – yıldızlı al bayraktır, kırmızı ile beyazdır’ demiştik. Meydan meydan gezmiş, 105 miting ile Türkiye İttifakı’nı büyütmüştük. Bizler Türkiye İttifakı’nı konuştuğumuzda başta anlamayanlar, başta küçümseyenler, sloganını küçümseyenler sonra bu ittifakın nasıl büyüdüğünü, nasıl güçlendiğini gördüler. İzmir’de 30 belediyeye ve bir büyükşehre 31 aday gösterdiğimizde birileri hayal kuruyordu; ‘Cumhuriyet Halk Partisi birbirine düşecek. Büyük değişim yaptılar, ellerindekinden de oldular. Belediyelerin yarısını kaybedecek’ diyorlardı.”
Özel, CHP olarak meydanlarda Türkiye İttifakı’nı büyütmek için 105 miting düzenlediklerini belirtti. Başta bu ittifakı küçümseyenlerin, sonrasında ittifakın gücünü gördüğünü vurguladı.
“TRT’ye Sürprizimiz Vardı”
CHP Lideri, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde, TRT’ye yönelik yaptıkları göndermeyi hatırlatarak şu açıklamayı yaptı:
“Biz adaylarımıza, genç adaylara, kadın adaylara, tecrübeli adaylara ama en çok da dürüst olduklarına, çalışkan olduklarına, israf değil hizmet için geldiklerine inandığımız adaylarımıza güvendik. Sizler de güvendiniz. ‘Bir sürprizimiz var’ dedik. ‘Seçim akşamını bekleyin’ dedik. ‘Bu sürprizi, tüm Türkiye’ye ama en çok da TRT’ye yapacağız’ dedik.”
Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak, CHP’nin İzmir’deki başarısını şu sözlerle aktardı:
“‘Mitinglerimizi bir dakika vermeyen, Cumhur İttifakı’nı 2 bin 800 dakika, muhalefet partilerini 42 dakika veren TRT’ye sürpriz var’ dedik. Seçim gecesi geldi. ‘İzmir yıkılacak’ diyenler, ‘Eldeki belediyelerin yarısı gidecek, büyükşehri AK Parti alacak’ diye yaygara yapanlar, gösterdiğimiz 31 adayın 29’unu, 30 belediyenin 28’ini kazandığımızı, İzmir Büyükşehir’i kazandığımızı gördüler.”
Seçim akşamı yaptığı konuşmayı hatırlatan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Çıktım kürsüye, vakti geldi, TRT’ye dedim, ‘Sana bir sürprizimiz vardı.’ Baktılar ve dedim ki, ‘47 yıl sonra TRT ekranlarında Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi.’ O yüzden sokağın sesi önemli.”
“Hikâye Sokakta Yazılır”
Özel, CHP’nin başarısının sahadaki çalışmalar ve halkın güveniyle elde edildiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Birilerinin yukarıdan baktığı, ahkam kestiği, küçümsediği, dalga geçtiği hikâyenin hiçbir önemi yok. Hikâye sokakta yazılır.”
“Maaşlar Yatmadan Bir Gün Önce Belediyeden Parayı Kesiyorlar”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediyelerin karşılaştığı zorlukları ve CHP’li belediyelerin hizmet anlayışını değerlendirdi. Özel, maaş ödemelerinin engellenmeye çalışıldığını belirterek şunları söyledi:
“Benim bugün İzmir’de görev yapan 29 belediye başkanım, Cemil Tugay Başkanımızın kaptanlığında 28 ilçe belediye başkanım, bütün engelleme ve zorlamalara, kaynaklarının elinden alınmasına, maaşları dağıtamasın diye bir gün önce 1,7 milyar, milyon değil… 1,7 milyona bugün araba alıyorsun, bin katı. Bin araba parasını, maaşlar yatmadan bir gün önce belediyeden kesen bir anlayış var.”
Özel, bu engellemelere rağmen CHP’li belediyelerin halka hizmet etmeye devam ettiğini vurguladı:
“Ne olacak? İzmir Belediyesi maaş ödeyemeyecek, işçiler isyan edecek. Hizmetler aksayacak, CHP başarısız olacak öyle mi? Millet bu kötülüğü görmüyor mu? Millet burada yapılan hasetliği, kıskançlığı görmüyor mu? Ne oluyor? Bir gün sonra çare bulunuyor, maaşlar ödeniyor. Hizmetler devam ediyor. Hani ikide bir diyor ya ‘Çatlasalar da patlasalar da şunu yapacağım, bunu yapacağım.’ Çatlasa da patlasa da biz İzmir’i seviyoruz, İzmir de bize sahip çıkıyor. Öyle millet kötüyü de bilir, iyiyi de bilir.”
“Türkiye’nin En Büyük Yeşil Alanını Yapıyoruz”
Belediyelerin zor şartlar altında bile hizmet üretmeye devam ettiğini ifade eden Özel, hayata geçirilen projelere dikkat çekti:
“Türkiye’nin en büyük yeşil alanını. Ne yapacağız? Kent lokantası açacağız. Birazdan 350 kişinin her gün uygun fiyata yemek yiyeceği, parası olmayanın da üst katta aynı yemeği kimseye mahcup olmadan yiyeceği aşevini açıyoruz.”
Özel, kent lokantaları projelerinin Türkiye genelinde hızla yaygınlaştığını belirtti:
“İki gün önce Konya Ereğli’de açtım; 108’inciydi, bu 109’uncu. Bir ay önce 72’ncisini Bilecik’te açmıştım. Türkiye’de 35 günde 38 kent lokantası açtık. Her gün bir ya da birden fazla kent lokantası açılıyor. Neredeyse her hafta bir kreş açılıyor. Her ay bir yurt yapıyoruz. Durmadan, duraksamadan… Hele hele süt yardımı, et yardımı, doğalgaz yardımı, yeni doğan çocuğa Hoş Geldin Bebek yardımı, annesine Anne Kart projeleri… Aklınıza gelen – gelmeyen her şeyi yapıyoruz. Bunu görüyorlar ve engellemeye çalışıyorlar.”
“CHP Belediyeciliğinden Memnuniyet Yüzde 58”
Özgür Özel, CHP’li belediyelerin sosyal yardımlar ve projelerle halktan büyük memnuniyet gördüğünü ifade etti. Yapılan anket sonuçlarına dikkat çekerek şunları söyledi:
“İlk dokuz ayı geçti belediyelerin hizmetinin, anketler çıktı. CHP belediyeciliğinden memnuniyet yüzde 58. Seçim günü Türkiye ortalaması yüzde 38 ile oy aldık. Bugün seçim olsa CHP’li belediyeler yüzde 49 ile kazanacaklar. Ahalinin yüzde 58’i yaptığımız hizmetten memnun, tamamından. O yüzden istediği kadar engellesinler. Biz park da yapacağız, kreş de yapacağız, okul da yapacağız, kent lokantası da yapacağız, yardımları da sürdüreceğiz. İstediği kadar engellesin. Ankette ‘En çok neden memnunsun?’ diye sorulduğunda ‘Yapılan konserlerden’ diyor insanlar. Neden konsere saldırdı? Efendim konserler israfmış. İnsanların bir gün tatil hakkı yok, bir güzel gün geçirecek parası yok. Aldığı maaşı kiraya verse aç kalıyor, karnını doyursa sokakta kalıyor.”
Özel, sosyal yardımların önemine ve gençlerin ücretsiz konserlere olan ilgisine vurgu yaptı:
“İnsanların umudu yok, neşesi yok. İlk dokuz ayda yapılan işlere bakınca; anneye yapılan katkılar, çocuklara yapılan katkılar, öğrenciye yapılan katkılar… Sosyal yardımlar çok değerli ama en çok da gençler diyorlar ki, ‘Ücretsiz konserler de çok önemli.’ O yüzden biri hasetlik yapıyor diye, kıskançlık yapıyor diye yaptığımızdan asla geri durmayacağız.”
“Sosyal Güvenlik Borçlarını Belediyelere Yüklemeye Çalışıyorlar”
Özel, belediyelerin mali sıkıntılarının büyük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun borçlarından kaynaklandığını belirterek şu eleştiride bulundu:
“Ama şu var. Parayı hesapta gördü mü saldırıyor ve alıyor. Borcu kim yaptı? Vallahi Sosyal Güvenlik Kurumu’nun dünya kadar borcu ve alacağı var; yüzde 10’u belediyelerin, yüzde 90’ı şirketlerin.”
Özel’in açıklamaları, CHP’li belediyelerin engellemelere rağmen halka hizmet odaklı projelerle ön planda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
“AK Parti İle Ücretlerde Kayıp Çok, Memur Emeklisine Seyyanen Zam Şart”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, emekliler ve asgari ücretlilerin yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çekerek, hükümetin maaş politikalarını eleştirdi. Özel, altın bazında yapılan hesaplarla emeklilerin maaş kayıplarını şu sözlerle dile getirdi:
“Ben gittiğim şehirde kuyumcu gördüm mü giriyorum, hesap makinasını alıyorum, hesap yapıyoruz. ‘Efendim emekli maaşı kaç altın ediyordu AK Parti gelmeden önce, şimdi kaç altın ediyor? Asgari ücret kaç altındı, şimdi kaç altın ediyor?’ diye. Bu hesapları yapınca çıldırıyor. Çünkü Tayyip Bey gelmeden önce emekli en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alıyordu, son verdiği emekli maaşıyla 2,5 çeyrek altın alıyor. 14 bin 500 lira yapacak, 2,8 çeyrek altın alacak. Bu iktidardan önce 8 çeyrek. Şimdi 3 çeyrek bile almıyor. Her ay 5 çeyrekten fazlası kayıp. Asgari ücretli bu iktidar geldiğinde 7 çeyrek altın alıyordu, geçen ay verdiği maaşla ancak 3,5 çeyrek altın alabildi. Şimdi verdiği maaşla, ocak sonunda maaşlar ödenene kadar altın artmazsa 4,5 çeyrek altın alacak. Yine her asgari ücretli 2,5 çeyrek altın kayıpta AK Parti’de.”
Özel, asgari ücretin zam oranlarına rağmen gerçek enflasyon karşısında yeterli olmadığını belirtti:
“Geçen ocak ayına göre bile yarım çeyrek altın kayıp var. Geçen ocakta 17 bin 2 lira, 5 çeyrek altın alıyordu. Şimdi verdiği 22 bin lira, 4,5 çeyrek altın alabiliyor. Öyle olunca orada bile 2 bin 500 lira kayıp var. Yani ilk kez asgari ücretliye zam vermek yerine cebinden para aldılar. Gerçek enflasyon yüzde 80, TÜİK’in hesabı 44 ama asgari ücretliye yüzde 30 verdiler. Emekliye ise yüzde 11-15 verdiler.”
“Seyyanen Zam ve Asgari Ücrette Artış Şart”
Özgür Özel, memur emeklileri ve düşük maaşlı emekliler için seyyanen zam yapılmasının zorunluluk olduğunu ifade etti. En düşük emekli maaşının asgari ücrete eşit olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Memur emeklisine seyyanen zam şart. En düşük emekli maaşının bir asgari ücret olması şart. Asgari ücretin en az 30 bin lira olması şart. Emekliler, Tayyip Bey geldiği gün 1,5 asgari ücret alıyordu. Bugünkü hesapla 33 bin lira, şimdi 14 bin 500 lira. Bu aradaki farkı görmek lazım.”
“Bizden Kesiyor, Yandaşa Affediyor”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hükümetin ekonomik politikalarını eleştirerek, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alacakları ve vergi muafiyetleri konularında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özel, SGK’nın alacaklarını örneklerle anlatarak hükümetin yandaş şirketlere sağladığı ayrıcalıklara dikkat çekti:
“Erdoğan ben bunları söyleyince çıldırıyor. Diyor ki, ‘Almış eline bir hesap makinası sarraf sarraf geziyor, altın hesabı yapıyor. Bir de SGK’nın hesabına bak.’ SGK’nın bütün alacağını altın hesabına vurdum, bütün alacağını. SGK’nın toplam 10 kamyon, 270 ton altın alacağı var. Bunun 30 tonu belediyelerden, 240 tonu şirketlerden. 30 tonluk belediyenin üçte biri, 10 tonu; AK Partili belediyelerin. Üçte ikisi CHP, İYİ Parti, DEM Parti, Yeniden Refah… bütün belediyelerin. Bu üçte ikinin de yarısı AK Partililerden kalmış borç ve faizler. Yani 10 kamyonun bir kamyonu belediyelerin, kamyonun da üçte ikisi AK Partililerin yaptığı. Üçte biri kalmış bütün belediyelere. Bana diyor, ‘Altın hesabı.’ Sen önce üçte bir kamyon altını bırak da 9 kamyon altını kim vermiyor SGK’ya açıkla. Kanun diyor ki ‘Altı ayda bir SGK’nın alacakları açıklanır.’ Ama açıklayamıyor. Niye? Hepsi yandaş şirket. Hepsi akrabalarının. Hepsi milletvekillerinin, milletvekillerinin tanıdıklarının ya da beşli çetenin, 40 Haramiler’in. Devletten her ihaleyi alıp da bir lira vergi vermeyenler, bir kuruş SGK borcu ödemeyenler listede.”
“Belediyelerden Kesiliyor, Şirketlere Affediliyor”
Özel, belediyelerin SGK borçlarının, maaş ödemelerini engelleyecek şekilde kesildiğini, buna karşın yandaş şirketlerin borçlarının faiz affına uğradığını belirtti:
“Cemil Tugay’ın parasını kesecek ki maaş ödemesin. Neden? Bizden faizi ile kesiyor. Yarın kanun getirecek, yandaş şirketlerin faizlerini affedecek. ‘Yandaş şirketlerin ana parasını taksitlendirdim’ diye. Bakın çok net bir şey söylüyorum. Bu iktidar, tarafını belirledi. ‘Emekliye asgari ücret vermek için 66 milyar lira para lazım’ diye kendi hesapladı. Haydi bu senekiyle 100 milyar lira diye ben söylüyorum; 100 milyar. Asgari ücreti 30 bin lira yapmak için 250 bin lira destek lazımdı. Yani asgari ücret verene 24 bin lira, alana 30 bin lira olsun diye. 6 bin lira işveren desteği. Esnafa, küçük esnafa, KOBİ’ye, ona da lazımdı; 250 bin lira. Toplam yaptı 350 bin lira. Bir de çiftçiye bütün desteklemeler için verilen para kanunda yazanın beşte biri. Onu da tam verse lazım; 400 bin lira. Sana yaptı 750 milyar lira. Bakın bu seneki bütçede vazgeçilen kurumlar vergisi 701 milyar lira. Bütün ihaleleri alan; yolları, hastaneleri, köprüleri yapan o şirketlerin ettiği kardan ödemesi gereken vergiden vazgeçiyor bir kanunla. 701 milyar lira.”
Özel, hükümetin SGK alacaklarını yandaş şirketlerden tahsil etmek yerine, emeklilerden ve belediyelerden kesinti yaptığını vurguladı. Bunun vatandaşlar üzerindeki etkilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Hepimize; emekliye, asgari ücretliye, çiftçiye vermesi gereken parayla aynı parayı 40 Haramiler’e veriyor. Size gelince bulamıyor. Sonra da ‘Efendim onu nasıl yaparsın, bunu nasıl yaparsın?'”
“Sandık Gelene Kadar Kırmızı Kart Gösteriyoruz”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, emekliye, asgari ücretliye ve çiftçiye yönelik politikaları eleştirerek kırmızı kart çağrısında bulundu. Özel, meydanlarda başlattıkları mücadeleyi ülke genelinde yaygınlaştıracaklarını vurguladı:
“Bir grup, bu adamlar emekliyi bu kadar ezerken emekli sussun istiyor. Asgari ücretli bu kadar dardayken, asgari ücretli sussun istiyor. Biz onları susturmamaya, onları meydanlara çağırmaya, bir büyük mücadele etmeye ant içtik. Yılbaşının ertesi günü Manisa’daydım; meydan dolu, konuştum. Ertesi gün Ardahan’da eksi 17 ve 20 derecede üç miting yaptık. Posof’ta, Göle’de, Ardahan merkezde. Ardından Kars’a gittik, dört miting yaptık. Ardından Erzurum’a gittik ve bir büyük toplantı yaptık. Ertesi gün Konya’daydım; Cihanbeyli’de, Ereğli’de. Dün Mersin’deydik, bugün Kemalpaşa’dayız. Durmadan bu meydanları doldurmaya, emeklileri, emekçileri buraya çağırmaya ve bir büyük mücadele başlatmaya kararlıyız. Birileri sosyal medyadan, birileri oturdukları sıcak evlerinden burun büküp ‘Ne yapacaksınız?’ diyor. Hazır mısınız emekliler? Bakın, öncelikle dünya kadar kadın var burada. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkıp kadına karşı şiddeti artıranlara; kırmızı kart! Emekliyi sefalet ücretine mahkûm edenlere, 14 bin 500 lira diyenlere; kırmızı kart! Asgari ücreti yüzde 30 zamlayıp, her birimizin cebinden 8’er bin lirayı alanlara, 30 bin lira asgari ücret yapmayanlara; kırmızı kart! Kemalpaşa bunlara hesap sormaya var mısınız? Emekliler kırmızı kartlar elde mi? Bunları gönderiyor muyuz? Tayyip Erdoğan’a emekliyi yok saydığı için kırmızı kart gösteriyoruz. Asgari ücretliyi yok saydığı için, çiftçiyi yok saydığı için kırmızı kart gösteriyoruz.”
“Her Yerde Kırmızı Kart Gösteriyoruz”
Özel, meydanlardan sosyal medyaya, işçi servislerinden tarlalara kadar her yerde halkın sesini yükselteceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu kırmızı kart bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu her yerde, her toplantıda, her pazarda, her işçi servisinde, tarlalarda, köylerde, bahçelerde… Nereye gidiyorsak, ayak basıyorsak orada… 973 ilçede sandık gelene kadar ayağa kalkıyoruz ve kırmızı kartlarımızı gösteriyoruz.”
“Sarı Karttan Kırmızıya Geçtik”
Özel, iktidara yönelik tepkilerinin arttığını ve vatandaşların kırmızı kartla sesini duyuracağını ifade etti:
“‘‘Geçim oluyorsa, o zaman sorun yok’ dedik. ‘Sarı kartı 31 Mart’ta gördünüz’ dedik. Ama sizi duymadılar, sizin sesiniz olan bizi dinlemediler. Bundan sonra ondan bir şey istemek yok. Bu maaşlarla geçim var mı? Geçim olur mu? Geçim olmazsa, seçim var. Geçim yoksa, seçim var. Seçim gelene kadar, bundan sonra kırmızı kartlarımızla seçim istiyoruz.”
Özel, konuşmasını halkı dayanışmaya ve mücadeleye davet ederek tamamladı:
“Kim şikâyet ediyorsa, kim seçim istiyorsa kartını alsın kaldırsın. Bu iktidara kırmızı kart gösteriyoruz hep beraber. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”