“Suriye’deki Durum, Erdoğan’ın Politikalarının Sonucu”
Özgür Özel, Suriye’de yaşanılan sorunların, Erdoğan’ın politikalarının sonucu olduğunu belirtti.
“Esad Hep Diktatördü”
Özel, Erdoğan’ın Suriye ile ilişkilerdeki tutumunu şu sözlerle eleştirdi:
“Sanki Esad diktatörmüş, Erdoğan da Esad’ın diktatör olduğunu öğrendiği andan itibaren onun karşısında durmuş gibi. Oysa Esad hep diktatördü. Babası diktatördü, kendisi diktatördü.”
Erdoğan’ın 2011 öncesinde Esad’la el ele olduğunu, ardından ise politik çıkarları doğrultusunda Esad’ı “diktatör” ilan ettiğini söyleyen Özel, bu çelişkiyi açık bir siyasi illüzyon olarak niteledi.
“Siyasi İllüzyonla Gerçekler Örtülemez”
Özel, Erdoğan’ın Suriye politikasındaki yanlışlarının Türkiye’ye maliyetinin çok ağır olduğunu ifade etti:
“Erdoğan başarmadı. ‘Erdoğan kazandı.’ Hayır, Erdoğan kazanmadı. Suriye’de İsrail kazandı, ABD kazandı ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarına ne kadar hizmet edeceği belli olmayan bir ara dönem başladı.”
“Türkiye’nin 200 Milyar Dolarlık Kaybı Var”
Özel, Suriye politikasının ekonomik boyutunu da gündeme getirdi. Türkiye’nin Suriye kaynaklı sorunlar nedeniyle 200 milyar dolar kaybettiğini ifade eden Özel, bu kaybı reddedenlere meydan okudu:
“Türkiye kazandı’ diyenlere, Türkiye 200 milyar dolar kaybetti hesabına itiraz eden varsa, çıksın karşımıza alnını karışlarım.”
“Geçici Sığınmacı Statüsü Sonlandırılmalı”
Suriyeli sığınmacı meselesine de değinen Özel, geçici sığınmacı statüsünün artık sonlandırılması gerektiğini belirtti:
“Türkiye’deki 2 milyon 953 bin geçici sığınmacının statüsünün Suriye’deki şartlar da gözetilerek, belli bir takvim dahilinde artık sonlandırılması gerektiğini ifade etmek gerekiyor.”
Türkiye’nin artık ensar-muhacir söylemlerini bırakıp, gerçekçi çözümler üretmesi gerektiğini savundu.
“Esad’la Görüşme Çağrısı Sonuçsuz Kaldı”
Özel, Erdoğan’ın Esad’a yaptığı diyalog çağrısının sonuçsuz kaldığını da hatırlattı:
“Cumhurbaşkanlığı sitesinden okuyorum: ‘Esed’e bir çağrımız olmuştu. Gel görüşelim ve Suriye’nin geleceğini birlikte belirleyelim, tayin edelim’ demiştik. Ne yazık ki Esed’den bu işe olumlu bir cevap alamadık.”
AB’ye Uyarı: Türkiye, Tek Adam Rejimi Gibi Görülemez
Özel, AB yetkililerinin Türkiye’yi tek adam rejimi gibi görmesini kabul etmediklerini vurguladı ve uyarıda bulundu: “Bu ülke, bir Orta Doğu coğrafyasının tek adam rejimi gibi görülemez.”
“Türkiye, Bir Demokrasi Ülkesidir”
Özel, Avrupa Birliği’nin kriz dönemlerinde sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşüp anlaşma yapmasını eleştirdi ve şu ifadeleri kullandı:
“Burası bir demokrasi, bütün eksiklerine rağmen bir demokrasi. Buranın son yerel seçimlerde birinci partisi olmuş Ana Muhalefet Partisi var. Bu parlamentoda temsil edilen AKP ve MHP dışında 11 tane daha siyasi parti var. Bu ülkenin kuralları var, kurumları var. Bu ülkeyi bir Orta Doğu coğrafyasının tek adam rejimi gibi göremezsiniz.”
Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin siyasi çeşitliliğini ve demokratik kurumlarını yok sayarak yalnızca Erdoğan’la anlaşmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özel, bu tutumun Türkiye’nin iç siyasi dinamiklerini görmezden geldiğini belirtti.
“Merkel’in Patentiyle İşleyen Anlaşmalar Kabul Edilemez”
AB’nin kriz dönemlerinde izlediği yöntemi eleştiren Özel, Angela Merkel dönemine atıfta bulunarak, tek adamlarla gizli anlaşmalar yapılmasının, Türkiye’deki demokrasiye zarar verdiğini ifade etti:
“Merkel’den patentli. Gidiyor Erdoğan’la oturuyor, konuşuyor, bir anlaşma yapıyor, el sıkışıyor, işini görüyor. Ama kriz zamanlarında buradaki parlamentoyu, muhalefeti, Türkiye’nin kurumlarını yok sayıyorlar.”
“Türkiye Açık Hava Hapishanesi Değildir”
Özel, AB’nin mülteci krizini Türkiye’ye yüklemesini ve bunun karşılığında maddi yardımlar teklif etmesini de sert bir dille eleştirdi:
“Türkiye’ye verelim 6 milyar Euro’yu, bizim yerimize sığınmacılar için açık hava hapishanesi olsun.’ Ne oldu? Teker teker ne gördük? Karaya vuran Aylan bebekleri gördük. Yunanistan’ın patlattığı botlarda ölen 3 bin insan gördük.”
Türkiye’nin sığınmacılar için insanlık dışı bir depo alanına dönüştürülmesini reddettiklerini ifade eden Özel, Avrupa Birliği’ni daha sorumlu ve adil çözümler üretmeye davet etti.
“Türkiye’de Siyasi Çeşitlilik Yok Sayılamaz”
Özel, Avrupa Birliği’ne bir kez daha hatırlatmada bulunarak şunları söyledi:
“Bu ülke Erdoğan’ın bütün yıpratmasına, yok saymasına, işlevsizleştirmesine rağmen bir parlamentosu olan, son seçimleri muhalefetin kazandığı bir ülkedir. Bu ülkede tek adamla el sıkışıp işinizi göremezsiniz.”
Trump’ın Açıklamaları, Türkiye’nin Onurunu Zedeliyor
Özel, Parti Meclisi toplantısında eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkındaki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Özel, Trump’ın sözlerinin Türkiye’nin onurunu zedelediğini belirterek, bu açıklamalardan memnuniyet duyanlara da eleştirilerde bulundu.
“Trump’ın Tonu Aynı, Üslubu Küçümseyici”
Özel, Trump’ın Erdoğan hakkında yaptığı son açıklamalardaki küçümseyici tonu hatırlatarak şunları söyledi:
“Trump ne demişti? Erdoğan’a ‘Çok iyi anlaştığım biri’ demiş. ‘Çok güçlü ve kuvvetli bir ordu kurdu’ demiş. Keşke TSK’yı kastediyor olsa. Hepimiz biliyoruz ki HTŞ’yi kastediyor. ‘Suriye’nin anahtarı Türkiye’nin elinde olacak’ demiş. ‘Çok akıllı, çok zeki adam ve çok sert’ demiş. ‘Dünya çok fazla can kaybına yol açmadan dostça bir devralma gerçekleştirdi’ demiş.”
Trump’ın bu sözlerinin Türkiye’nin çıkarlarına hizmet etmediğini, aksine ülkeyi küçümseyen bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Özel, Trump’ın geçmişte Erdoğan’a yazdığı mektubun üslubunu hatırlattı.
“Aynı Ton, Aynı Küçümseme”
Trump’ın, Erdoğan’a yazdığı ünlü mektuptaki “akıllı ol, aptal olma” ifadesini hatırlatan Özel, bugün de aynı tavrın devam ettiğini söyledi:
“Bu açıklama sadece bir övgü değil, aba altından sopa göstermek var. Abinin, büyük abinin mahalledeki bıyıkları yeni terleyen kabadayı delikanlının sırtını sıvazlaması var. Ona verdiği görev var, ödev var. ‘Aksi takdirde başına geçmişte ne geldi, onu hatırla’ var.”
Özel, Trump’ın bu açıklamalarına sevinen AK Partilileri eleştirerek şöyle devam etti:
“Trump’ın o mektubu beni ne kadar utandırdıysa, bu açıklaması da o kadar utandırdı. Sizin partinizin Genel Başkanı bu tonu duymaya ve siz bununla mutlu olmaya devam edebilirsiniz. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı bunu hak etmiyor, o yüzden onu değiştireceğiz. Böyle konuşamayacakları bir Cumhurbaşkanımız olacak.”
“Türkiye’nin Onuru Korunmalı”
Özel, Türkiye’nin uluslararası arenada daha saygın bir konuma getirilmesi gerektiğini belirterek, Erdoğan’ın dış politikada güçlü bir liderlik sergileyemediğini dile getirdi. Trump gibi isimlerin küçümseyici sözleri karşısında sessiz kalmanın kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Suriye’deki Sorunlar İçin Uluslararası Çözümler Gerekli
Özel, Parti Meclisi toplantısında Suriye’deki sorunların çözümü için uluslararası iş birliğinin şart olduğunu vurguladı. Özel, Türkiye’nin tek başına bu yükü taşımasının imkânsız olduğunu ifade ederken, çözüm için Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası finans kuruluşlarının devreye girmesi gerektiğini söyledi.
“Avrupa Birliği ve BM Sürece Dahil Olmalı”
Özel, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi bir “sığınmacı kampı” gibi kullanmasını sert bir dille eleştirerek şunları söyledi:
“Avrupa Birliği’nin elinin taşın altında olması lazım. Birleşmiş Milletler’in özellikle Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin sürecin tam ortasında olması lazım.”
Türkiye’nin, Avrupa Birliği ile müzakerelerinde Suriyelilerin dönüşü için bir yol haritası oluşturması gerektiğini vurgulayan Özel, insani ve kalıcı çözümler talep etti.
“Ekonomik ve Askeri İstikrar İçin Uluslararası Fonlar Şart”
Suriye’nin yeniden inşası için uluslararası finans kuruluşlarının devreye girmesi gerektiğini belirten Özel, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile Asya Altyapı ve Yatırım Bankası gibi kuruluşların çözüm sürecine destek vermesinin şart olduğunu söyledi:
“Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın, Asya Altyapı ve Yatırım Bankası’nın da Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılması için kapsamlı projelerle, kapsamlı paketlerle bu işin tam ortasında olması lazım.”
Bu süreçte askeri istikrarın sağlanması için çok uluslu yapılar tarafından gözetim gerektiğini ifade eden Özel, Suriye’de barış sağlanmadan bölgenin ekonomik ve sosyal istikrara kavuşmasının mümkün olmadığını belirtti.
“Geri Dönüş İçin Kalıcı Adımlar Atılmalı”
Özel, Suriyeli sığınmacıların memleketlerine dönüşü için somut projelere ihtiyaç olduğunu vurguladı:
“Dönüşleri bir takvim dahilinde önce teşvik edeceğiz, sonra da artık buradaki ayrıcalıkları tamamen ortadan kaldıracağız. Eve dönüş paketi olacak ama Almanya’nın önerdiği gibi nakit değil; kaynaklar Suriye’de barınma, eğitim ve iş imkânlarına harcanacak.”
Türkiye’nin sırtına yüklenen bu sorunun, kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması gerektiğini söyleyen Özel, sadece nakit yardım gibi kısa vadeli önerilere karşı çıktı.