KKTC’yi ANNAN Planına Feda Etmek İstediler”
Zafer Partisi Genel Başkanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) stratejik önemine vurgu yaparak, geçmişteki politikaları sert bir şekilde eleştirdi. ANNAN Planı sürecinde yaşanan gelişmelerin, KKTC’yi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını belirtti.
“AKP, KKTC’yi Birleşmiş Milletler Planına Feda Etmek İstedi”
Zafer Partisi lideri, ANNAN Planı’nın KKTC’nin varlığını tehdit ettiğini ve dönemin iktidarı tarafından desteklendiğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
“Büyük fedakarlıklarla ve Türk süngüsünün zaferiyle kazanılan, büyük zafer sonrasında kurulan Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, bir komplo olan ANNAN planına nasıl feda etmek için AKP iktidarının o zaman çalıştığını, yandaşlarının Kıbrıs’ın jeopolitik öneminin olmadığını iddia ettiklerini hala hafızalarımızda dehşetle taşıyoruz.”
Özdağ, ANNAN Planı sürecinde Kıbrıs’ın jeopolitik öneminin bazı kesimler tarafından küçümsendiğini dile getirdi. KKTC’nin geleceği açısından milli bir kahraman olarak tanımladığı Rauf Denktaş’ın karalandığını vurguladı.
“Denktaş’a Yönelik İftiralar ve KKTC’nin Korunması”
Özdağ, KKTC’nin varlığını sürdürebilmesinin ANNAN Planı’nın reddedilmesi sayesinde mümkün olduğunu belirtti:
“Milli kahramanımız Denktaş’ı bile karalayarak, düşmanlaştırarak bu Birleşmiş Millet, İngiliz, Yunan oyunu olan plan Rumların harisliğinden dolayı reddedildi de KKTC yıkılmaktan kurtuldu.”
“Doğu Akdeniz Politikası, AKP’ye Rağmen Başarıldı”
Özdağ, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının korunması ve stratejik hakların savunulmasının, AKP’ye rağmen mümkün olduğunu savundu:
“Bugün eğer bir Doğu Akdeniz politikamız varsa bu AKP sayesinde değil, AKP’ye rağmen olan bir politikadır. Eğer AKP’nin 2003’te istediği gerçekleşseydi, bugün Türkiye, Doğu Akdeniz’de değil doğal gaz aramak, balık bile tutamazdı.”
Ümit Özdağ, KKTC’nin korunmasının ve Doğu Akdeniz’deki hakların savunulmasının Türkiye’nin uzun vadeli jeopolitik çıkarları açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
“Türk Ordusuna Yapılan Kumpasları ve Terörle Müzakereleri Unutmadık”
Ümit Özdağ, geçmişte Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik kumpasları ve terörle müzakerelerin ağır sonuçlarını hatırlatarak, iktidarın bu süreçlerdeki hatalarını sert bir şekilde eleştirdi. “Ergenekon” ve “Balyoz” davalarına değinen Genel Başkan, bu kumpasların Türk ordusuna ve devletin güvenlik yapısına verdiği zararı vurguladı.
“Türk Ordusuna Kurulan Kumpaslar”
Özdağ, Türk ordusuna yönelik kumpasların terör örgütleriyle işbirliği yapılarak yürütüldüğünü belirtti:
“Aynı psikolojik operasyon teknikleriyle kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Ergenekon kumpasının, Balyoz kumpasının nasıl kurulduğunu hatırlıyoruz. Yüzlerce generalin, albayın ve subayın nasıl hapislere atıldığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusunun Genelkurmay Başkanının, 33 tane silahsız erin her birisine en az 55 kurşun sıkarak öldürten bir terörist ile mahkemeye getirilip, o teröristin nasıl Genelkurmay Başkanı aleyhine şahitlik yaptırıldığını da hatırlıyoruz.”
Kumpasların sonuçlarının Türk ordusunun etkinliğini azalttığını ve ulusal güvenliği zayıflattığını vurgulayan Özdağ, bu süreçlerin Türkiye için ağır bedelleri olduğunu belirtti.
“Terörle Müzakerelerin Ağır Bedeli”
Ümit Özdağ, geçmişte terör örgütü PKK ile yapılan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlandığını ve bu süreçlerin güvenlik güçlerinin ağır kayıplar vermesine yol açtığını söyledi:
“Tterörle müzakere adı altında Oslo’da düzenlenen toplantıları, PKK’yla ve Öcalan’la yapılan pazarlıkları, bu pazarlıklar konusunda kendilerini uyardığımız da, “Terörle pazarlık yapılmaz, müzakere yapılmaz.” dediğimizde; “Siz bilmezsiniz, biz biliriz.” diyerek yola devam ettiklerini de unutmadık. Çok biliyorlar ya sonunda müzakereler başarısızlıkla sonuçlanıp, Hendek teröründe 793 jandarma ve polis Özel harekat mensubu gencimizi şehit verdik. Neden? Çünkü müzakere döneminde PKK’nın dağlara hakim olmasını, şehirlere yerleşmesini, ilçelere silah depose yerleştirmesini, tüneller kazmasını adeta seyrettiler, izin verdiler.”
Özdağ, bu süreçlerin bedelini Türk askerinin ve polisinin ödediğini belirtti:
“AKP’nin yapmış olduğu hataların bedelini Türk askeri ve Türk polisi kanıyla ödedi, canıyla ödedi, uzuvlarıyla ödedi.”
“İmralı’da Yeni Müzakere Süreci”
Özdağ, mevcut iktidarın İmralı ile yeni bir müzakere süreci başlattığını iddia ederek şunları söyledi:
“Bütün bunlardan ders almadan şimdi AKP iktidarının ve Milliyetçi Hareket Partisi ortağının, özetle Cumhur İttifakı elemanlarının, tekrar bu sefer Oslo değil, İmralı müzakerelerini başlattıklarını örüyoruz. İmralı’da Abdullah Öcalan’la, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili olan şahıs görüşüyor.”
Özdağ, bu sürecin geçmişteki hataların tekrarından ibaret olduğunu ve Türkiye’nin güvenliği açısından büyük riskler içerdiğini belirtti. Türk milletine bu süreçlerin unutulmaması gerektiği çağrısında bulundu.
“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İmralı’ya Gitmesi Devletin İtibarını Sarsar”
Ümit Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmesi iddialarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Özdağ, TBMM’nin böyle bir adım atmasının devletin itibarını ciddi şekilde zedeleyeceğini belirtti.
“Meclis Başkanvekili Terör Lideriyle Görüşür mü?”
Özdağ, TBMM’nin yasama organı olarak taşıdığı öneme dikkat çekerek, parlamentonun böyle bir süreçte yer almasının kabul edilemez olduğunu ifade etti:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’deki üç erkin birisidir; yasama, yürütme, yargı. Yasama organın başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanıdır, Numan Kurtulmuş. Onun vekilleri vardır… Ya parlementonun başkanvekili bir terör örgütünün lideriyle, ayağına gidip görüşür mü? Bu parlamentonun gitmesi demektir. Bu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İmralı’ya gitmesi demektir.”
“Devleti Yönetmek Başka, Devletin Ne Olduğunu Bilmek Başka”
Özdağ, mevcut iktidarın devleti yönetme biçimini eleştirerek, devlet yönetimi konusunda ciddi eksiklikler olduğunu söyledi:
“Siz 22 seneden beri, devleti yönettiğinizi zannediyorsunuz. Siz devletin ne olduğunu bilmiyorsunuz.”
“Terörden Görevden Alınan Ahmet Türk’ten Medet Umuyorlar”
Özdağ, terörle mücadele kapsamında görevden alınan Ahmet Türk’ün sürece dahil edilmesini de sert bir dille eleştirdi:
“Yanına daha 3 ay önce terörden dolayı görevden aldığınız, kayyum atadığınız Ahmet Türk’ü katıyorsunuz. Yani terörü durdurmak için, terörden dolayı görevden aldığınız adamdan mı medet umar hale geldiniz?”
Ümit Özdağ, bu tür adımların Türkiye’nin devlet yapısını ve güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurgulayarak, iktidarın politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.
“Öcalan’ın 7 Maddelik Metni, Türkiye’ye Tehditlerle Doludur”
Ümit Özdağ, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın 7 maddelik metnine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Özdağ, metnin Türkiye’yi bölme ve tehdit unsurları içerdiğini belirtti.
“Metin, Türkiye’nin Bölünmesi ve Yeni Devlet Talepleriyle Doludur”
Özdağ, PKK elebaşı Öcalan’ın açıklamalarında yer alan ifadelerin Türkiye’nin ulusal birliğine tehdit oluşturduğunu şu sözlerle dile getirdi:
“Öcalan’ın 7 maddelik metnini okuyoruz. Bu metin Türkiye’nin bölünmesi talebiyle doldu. Bu metin, Türkiye’ye tehditlerle doldu. Bu metin, yeni bir devlet kurma talebi ile dolu.”
“Yeni Paradigma: Örgüt Jargonunda ‘Devlet’ Anlamına Geliyor”
Özdağ, metinde kullanılan “yeni paradigma” ifadesine dikkat çekerek, bunun örgüt jargonunda “devlet” anlamına geldiğini vurguladı:
“Ne diyor? ‘Halkların kaderlerinin tayini’ cümlesi içine yerleştirilmiş. Ne diyor? ‘Bahçeli ve Erdoğan tarafından desteklenen yeni paradigmaya ben de destek vermeye ehil durumdayım.’ Yani paradigma örgüt jargonunda ‘devlet’ anlamına geliyor. Yeni bir devlet kurulacakmış, bunu da Abdullah Öcalan, Devlet Bahçeli ve Erdoğan yapacaklarmış.”
“Gazze ve Suriye Tehditleri”
Metnin tehdit unsurları içerdiğine dikkat çeken Genel Başkan, teröristbaşı Öcalan’ın bölgesel krizleri örnek göstererek Türkiye’ye baskı uygulamaya çalıştığını söyledi:
“Ama diyor bunu yapmazsanız, Gazze’de olanları, Suriye’de olanları unutmayın.”
“Tehditlerle Karşı Karşıyayız”
Özdağ, geçmişte bir DEM Partili milletvekili ve genel başkan yardımcısının da benzer tehditlerde bulunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Esasen bir DEM’li milletvekili ve genel başkan yardımcısının da yapmış olduğu açıklamayı unutmadık. Nasıl tehdit edildiğimizi unutmadık.”
“TUSAŞ’taki Şehitlerimizin Kanı Daha Kurumadı”
Özdağ, TUSAŞ’ta yaşanan PKK saldırısına da atıfta bulunarak, bu süreçte yapılan açıklamaların ve müzakerelerin milli şehitlere yapılan bir saygısızlık olduğunu belirtti:
“Bütün bunlar olurken, TUSAŞ’ta PKK terörü sonrasında şehit yurttaşlarımızın daha kanı kurumadı.”
Ümit Özdağ, Türkiye’nin ulusal güvenliği ve birliği için bu tür süreçlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Türk Milleti, Devletine Sahip Çıkacaktır”
Ümit Özdağ, televizyonlarda Abdullah Öcalan’ın evlenme isteğiyle ilgili yapılan tartışmalara sert tepki gösterdi. Genel Başkan, şehitlerin aziz hatırasına yapılan bu saygısızlığı kabul edilemez bulduğunu ifade ederek, hükümetin açılım sürecine yönelik olası planlarını eleştirdi.
“Şehitlerimizin Hatırasına Saygısızlık”
Özdağ, televizyonlarda Öcalan’ın evlenme isteğiyle ilgili yapılan konuşmalara şu sözlerle tepki gösterdi:
“Televizyonlarda Abdullah Öcalan’ın evlenmek istediği konuşuluyor. Ciddi ciddi, o da “insanmış”. Binlerce delikanlı, yavuklusuna kavuşamadan şehit oldu bu ülkede. Böyle utanmazlık olur mu?!”
Hatay’da gazilerin, Devlet Öğünç Madalyalarını iade ettiğini hatırlatan Genel Başkan, bunun bir başlangıç olduğunu ifade etti.
“Hükümetin Hesapları Büyük Yanılgı”
Özdağ, hükümetin ekonomik krizden yararlanarak siyasi hedeflerine ulaşma planlarının olduğunu öne sürdü. Hükümetin bu planlarına karşı şu eleştirilerde bulundu:
“Eğer iktidar şöyle düşünüyorsa çok yanılıyor; ‘Biz, bir ekonomik krizle bu milleti açlıkla boğuşturuyoruz. Asgari ücretlinin, dar gelirlinin, emeklinin, dulun, yetimin aldığı maaş 10 bin lira, 14 bin lira. Bununla karnını zaten zor doyuruyor. Bunlar ona odaklandıkları için böyle siyasi meselelerle uğraşamaz, Öcalan falan düşünemezler. Biz de bu arada bir açılım yapar, Öcalan’la anlaşır, hem Öcalan’ı çıkartır hem de DEM’in desteğini alarak yeni anayasayı yapar, bu anayasada 66’ncı maddede Türk’lüğü çıkartır, 42’nci maddede Türkçe dışındaki eğitime izin verir, Recep Tayyip Erdoğan’ın ömrünün sonuna kadar Cumhurbaşkanı olmasının önündeki engelleri kaldırırsak, yolumuza devam ederiz.’ diye düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz Bay Erdoğan, Bay Bahçeli.”
“Türk Milleti Devletine Sahip Çıkacaktır”
Özdağ, Türk milletinin devletine yönelik tehditlere karşı tavizsiz bir duruş sergileyeceğini vurguladı. Türk milletinin sahip olduğu atasözüyle bu kararlılığı dile getirdi:
“Türk Milleti hiçbir milletin sahip olmadığı bir atasözüne sahiptir; ‘Allah, devlete millete zeval vermesin.’ Bu millet aç kalır, susuz kalır ama devletine yönelik bir hadsizlik, terbiyesizlik, saldırganlık olduğunda tokatı öyle bir çakar ki sesini dünyanın öbür ucundan duyarsınız.”
Ümit Özdağ, Türk milletinin her zaman devletine sahip çıkacağını ve bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini ifade etti.
“Haziran 2015’te Halkın Verdiği Mesajı Unutmayın”
Zafer Partisi Genel Başkanı, AKP hükümetine, Haziran 2015 seçim sonuçlarını hatırlatarak, Türk milletinin tepkilerini görmezden gelmenin sonuçlarını vurguladı. Genel Başkan, halkın 2015’te açılım politikalarına karşı tepki gösterdiğini ve bu tepkinin bugün daha güçlü bir şekilde hissedildiğini belirtti.
“2015’te Halkın Tokadını Yediniz”
Ümit Özdağ, Haziran 2015 seçimlerinde halkın AKP’ye verdiği mesajı şu sözlerle belirtti:
“Unutmayın Sayın Erdoğan, Haziran 2015’te bu halk sizi iktidardan, açılım maceranızdan dolayı düşürdü. 400 milletvekili diyordunuz, iktidardan düştünüz.”
Özdağ, Devlet Bahçeli’nin o dönemde AKP’ye destek verdiğini iddia etti:
“Ama her zaman yanınızda olan, size açık ve örtülü destek veren Devlet Bahçeli, o akşam da erken seçim diyerek, duyduğumuza göre şükür namazı kılmanızı sağlamış. Bahçeli, her zaman sizin gizli yardımcınız oldu. – 2002’den itibaren. -“
“Bugün Halk Daha Öfkeli”
Özdağ, halkın mevcut durum karşısında 2015’tekinden daha büyük bir öfke taşıdığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
“2015 Haziran’ında yediğiniz bu halktan tokatı unutmayın. Bugün Türk halkı, 2015’te olduğundan çok daha öfkeli. O zaman ‘dur bakalım’ diyip izlemişti, bu sefer halkın ‘dur bakalım’ demediğini görüyoruz.”
“Halkın Arasına Çıkıp Gerçekleri Görün”
Özdağ, hükümet yetkililerini halkın arasına inmeye ve gerçekleri görmeye davet etti:
“Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli, siz halkın arasına çıkıp dolaşmıyorsunuz. Bir pazara gidin, dolaşın. Halkla, yanınızda parti teşkilatlarınız olmadan, bürokratlarınız olmadan baş başa samimi bir konuşun.”
Halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Genel Başkan, şu sözlerle hükümete çağrıda bulundu:
“O torbasını, elindeki çantada tuttuğu 130 lirayla dolduramayan teyze bile size ‘o adamı bırakacak mısınız?’ diye soracak. Vatandaş aç ama devletine de sahip çıkıyor.”
Ümit Özdağ, halkın taleplerine kulak verilmesi gerektiğini vurguladı.
“Anayasanın Değişmesine ve Genel Af Çıkmasına İzin Vermeyeceğiz”
Ümit Özdağ, Türkiye’nin anayasal düzenine ve hukukun üstünlüğüne karşı girişilen tehditlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğini duyurdu. Zafer Partisi’nin, anayasanın değiştirilmesine, genel af çıkarılmasına ve terör örgütü liderlerinin serbest bırakılmasına yönelik herhangi bir girişime kesinlikle karşı duracağını açıkladı.
“Anayasamız Değiştirilemez, Affa Yer Yok”
Özdağ, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması veya genel af çıkarılmasına ilişkin girişimlere karşı Türk halkını bilgilendireceklerini şu ifadelerle duyurdu:
“Biz de Zafer Partisi olarak, ilk gün açıkladığımız gibi anayasamızın değiştirilmemesi, Abdullah Öcalan’ın umut hakkıyla veya genel afla serbest bırakılmaması; PKK’lılara, FETÖ’cülere, IŞİD’çilere, uyuşturucu tacirlerine, tecavüzcülere af gelmemesi için bütün Türkiye’yi parlamentoya çevirmeye karar verdik.”
“Sokaklar ve Meydanlar Vatandır”
Özdağ, anayasa ve yasalara uygun bir şekilde sokaklarda ve meydanlarda Türk halkına gerçekleri anlatacaklarını belirtti:
“Sokaklar ve meydanlar vatandır. Biz de vatanı, vatanın sokaklarında ve meydanlarında savunacağız – anayasaya ve yasalara uygun şekilde – Türk halkına kurulan komployu, Türkiye’nin sürüklendiği büyük tuzağı anlatacağız.”
“MHP’nin Politikası Türk Milletinin Menfaatleriyle Ters Düşüyor”
Ümit Özdağ, MHP Genel Sekreteri ve Genel Merkez politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. MHP’nin güncel politikalarının teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına ve PKK’ya af getirilmesine yönelik olduğunu belirten Özdağ, bu durumun Türk milletinin ve devletinin menfaatleriyle çeliştiğini vurguladı.
“Müsavat Dervişoğlu’nu Tebrik Ediyorum”
Özdağ, İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu’nun son konuşmasını televizyon üzerinden izlediğini ve ardından kendisini arayarak tebrik ettiğini şu sözlerle ifade etti:
“Dün Müsavat Dervişoğlu’nun konuşmasını televizyonda izledim ve müteakiben kendisini arayarak, konuşmasından dolayı tebrik ettim. Gerçekten, hakedene hakettiği cevabı verdi. Tekrar tebriklerimi kamuoyu önünde de paylaşıyorum.”
“MHP Genel Sekreterine Sorular”
MHP Genel Sekreterine yönelik eleştirilerde bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, geçmişte aynı parti ve divanda görev yapmış olmalarına rağmen bugünkü iddiaları çelişkili bulduğunu dile getirdi:
“Rahmetli Sinan Ateş’in manevi sorumluluğunu taşıyan bu zat, benimle iki dönem Milliyetçi Hareket Partisi’nde milletvekilliği yaptı ve birlikte aynı divanda görev yaptık. O zaman benim istihbarat aparatı olduğumu biliyor muymuş, bilmiyor muymuş? Siyaseti küfrederek yapmaktan vazgeçip, fikirler üzerinden yapmalarını öneririm.”
“MHP’nin Politikalarıyla Ters Düşen Gerçekler”
MHP’nin güncel politikalarını sert bir şekilde eleştiren Ümit Özdağ, MHP Genel Başkanı ve kadrolarını Türk milletine karşı sorumlu göstereceklerini söyledi:
“Yeni Milliyetçi Hareket Partisi, Abdullah Öcalan’ı çıkartma ve PKK’ya af getirmeden sorumlu olduğunu ortaya net bir şekilde koymuştur. Bu politikasıyla da Türk Milleti ve Türk Devleti’yle Türkiye’nin menfaatleriyle ters düşmüştür.”
“Tarih MHP’yi Yargılayacak”
MHP Genel Merkezi’nin mevcut kararlarının tarih tarafından ağır bir şekilde yargılanacağını belirten Özdağ, şu sözlerle uyarıda bulundu:
“Tarih, Devlet Bahçeli’yi ve Devlet Bahçeli ile birlikte hareket eden MHP Genel Merkez kadrolarını çok ağır şekilde yargılayacak ve hakettikleri yere oturtacak.”
MHP tabanındaki Atatürkçü ve milliyetçi kitlenin mevcut politikalara hayretle ve tepkiyle yaklaştığını belirtti:
“Milliyetçi Hareket Partisi’nin vatansever, Atatürk’çü, Türk Milliyetçisi kitlesi, olayları ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanının ve çevresinin almış olduğu kararları hayretle izlemekte ve utançla tepki göstermektedir.”
“Türkeş’ten Bahçeli’ye”
Ümit Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi’nin tarihsel çizgisinden saparak bugünkü politikalarının geçmişle bağdaşmadığını öne sürdü. Alparslan Türkeş’in “Ne mozaiği ulan!” diyerek net bir duruş sergilediğini hatırlatan lider, Devlet Bahçeli’nin bu duruştan uzaklaştığını söyledi:
“‘Ne mozaiği ulan!’ diyen Alparslan Türkeş’ten, şimdi teröristlerle dağlarda papatya toplamaya soyunan Devlet Bahçeli’ye gelmiştir.”
“Devlet Bahçeli, Öcalan İmralı’dan çıktıktan sonra el ele papatya toplayacağını kırlarda düşünüyor. Ama bu olmayacak, çünkü Abdullah Öcalan İmralı’dan çıkmayacak.”