100 Bin Suriyeli Geldiğinde ‘Kırmızı Çizgi’ Aşılmış Olacaktı
Özdağ, 2011’de başlayan Suriye iç savaşı sonrasında Türkiye’ye olan göç sürecini şu ifadelerle eleştirdi:
2011’de Suriye İç Savaşı’nın başlaması üzerine Türkiye’ye teşvik edilen bir göç başladı ve 100 bin Suriyeli geldiğinde dönemin Başbakanı Davutoğlu’nun açıklamasına göre kırmızı çizgi aşılmış olacaktı. Kaç yüz bin geldi geçti, milyonlarca Suriyeli Türkiye’ye geldi. 5 milyon kayıtlı, 2 milyon kayıtsız Suriyeli Türkiye’de yaşamaya başladı.
Özdağ’ın bu sözleri, 2011 yılından bu yana şekillenen Suriye politikalarına yönelik kapsamı bir sorgulamaya işaret ediyor. “Kırmızı çizgi” olarak adlandırılan limitlerin aşılması, göçmen krizinin artarak devam ettiğine vurgu yapıyor.
“Zafer Partisi Bu Konuyu Gündeme Taşıdı”
Özdağ, Zafer Partisi’nin kurulmasına kadar ne iktidar ne de muhalefetin bu sorunu dile getirmediğini savundu:
AKP, 2018-2023 İçişleri Bakanlığı entegrasyon planıyla Suriyelilerin Türkiye’de kalmasının hazırlığını yaparken, Cumhuriyet Halk Partisi de ‘Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kuracağız ve bunlara vatandaşlık vereceğiz’ şeklinde resmi görüşünü kamuoyuyla paylaştı.
Uluslararası Hukuk ve Göç Politikaları
Özdağ, Göçmen krizine dair yanlış bilgilendirmelerin ve uluslararası hukukun suistimal edilmesine dikkat çekerken, kamuoyunda şeffaf bir tartışma ortamı yaratma ihtiyacını ortaya koydu. Ayrıca uluslararası hukukun mültecilerin geri dönüşünü yasakladığı iddialarını reddetti ve değerlendirmelerde bulundu:
Bir, Türkiye’dekiler mülteci değildi, geçici sığınmacıydı ve gelirken Suriye’de iç savaş bittiğinde dönmek üzere geldiklerini kabul ederek ülkeye gelmişlerdi. İki, mültecilerin bile geri dönüşünü yasaklayan uluslararası hukuk yoktu.
Zafer Partisi’nin Talepleri
Parti politikalarının çizgisini net çizen Özdağ, şu talepleri dile getirdi:
Şimdi Beşar Esad düştü ve Türkiye Büyükelçiliğini açtı. Biz de bütün Suriyelilerin, geçici koruma altında olanların, geçici koruma statüsünün kaldırılması ve yasada ve yönetmelikte söylediği gibi geri dönüşün esas olduğu hukuki zemininde, hepsinin geri dönmesinin Zafer Partisi olarak talep ediyoruz. Bu talebimizin arkasında durmaya ısrarla devam edeceğiz.
Zafer Partisi’nin talepleri, sadece sığınmacı krizinin çözümüne değil, aynı zamanda Türkiye’nin demografik yapısı ve ekonomik geleceğine dair net bir duruş ortaya koyuyor.
Recep Tayyip Erdoğan’a Sert Eleştiriler
Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gitmek istemeyenler kalabilir, başlarımızın üzerinde yerleri var” ifadesinin olduğunu söyledi ve bu ifadeyi hedef alarak:
Recep Tayyip Erdoğan’ın başının üstünde yerleri var mı yok mu bilmiyoruz. Ama Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’ın babasının çiftliği değildir. Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen halen anayasası ve kanunları olan bir ülkedir ve Recep Tayyip Erdoğan, geçici koruma statüsü ile Türkiye’ye gelmiş insanlara ‘Siz isterseniz kalabilirsiniz’ diyemez.
Erdoğan’ın, Suriyelilere vatandaşlık vererek Türkiye’nin demografik yapısını değiştirdiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
Anadolu’ya bir millet ithal edecek ve bu seçmen, yeni seçmenlerle tekrar iktidarda kalmanın mücadelesini verecek. Bunu kabul etmiyoruz.
Özdağ’ın bu eleştirileri, hem Türkiye’nin iç siyasetine hem de göçmen krizine dair siyasi bir hesaplaşmanın devam ettiğine işaret ediyor.
Zafer Partisi’nin Yol Haritası
Son olarak, Zafer Partisi’nin bu konuyu her platformda anlatmaya devam edeceğini belirtti:
Bu proje, Türk Millet’inin ve Türk Devletinin aleyhine olan bu projeyi, Türk Milleti’ne şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy gezerek, başta ben Zafer Partisi genel başkanı olmak üzere, tüm genel başkan yardımcıları, genel idare kurul üyeleri, bütün il başkanları, ilçe başkanları ve Zafer Partisi’nin her ferdi anlatacağız. Daha yeni başlıyoruz.