SZC TV’de katıldığı bir canlı yayında konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Abdullah Öcalan ve DEM Parti arasında yürütülen sürece yönelik sert eleştirilerde bulundu. Özdağ, sürecin gerçeği yansıtmadığını ve Türk Milleti’ne doğruların söylenmediğini savundu.
“Tek Yanlı Propaganda Yapılıyor”
Ümit Özdağ, süreç hakkında medyada yapılan yorumların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Özellikle, sürecin “barış ve kardeşlik” mesajlarıyla tek taraflı bir propagandaya dönüştürüldüğünü ifade etti:
“Birinci açılım döneminde olduğu gibi, Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde olduğu gibi, anlam planı döneminde olduğu gibi müthiş bir tek yanlı, adeta beyin yıkama hedefli propagandayla karşı karşıyayız. ‘Her şey çok güzel olacak‘, ‘mükemmel süreçler gelişiyor‘, ‘barış, kardeşlik geliyor‘, “Abdullah Öcalan ve DEM görüşmesi Türk-Kürt kardeşliğini güçlenmesine vesile olacak” propagandası yapılıyor. Eğer binlerce seneden beri birlikte yaşayan aynı milletin fertleri, Abdullah Öcalan gibi bir terörist ve DEM gibi partimsi bir yapının görüşmesiyle kardeşliği güçlendireceklerse ciddi bir sorunumuz var demektir.”
“Bu Süreç, Teröre Teslimiyet Anlamına Gelir”
Ümit Özdağ, sürecin sonucunda terörün sona ereceği iddialarını eleştirerek, bu durumun teröre teslimiyet anlamına geleceğini söyledi:
“Bu süreç böyle hiçbir şey olmadan, yani Abdullah Öcalan’ı serbest bıraktınız, Abdullah Öcalan da terör örgütlerine ‘dağılın çocuklar‘ dedi, onlar da silahlarını verdiler, gömdüler ve ertesi gün Türkiye’de terör durdu. Bahçeli diyor ya ‘Terörsüz Türkiye‘, hayır. Bu şekliyle teröre teslim olmuş Türkiye’den bahsediyoruz.”
“Türk Milleti’ne Gerçekler Söylenmiyor”
Özdağ, Türk halkına sürecin gerçeklerinin aktarılmadığını belirterek, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Türk Milleti’ne gerçekler söylenmediği için böyle bir sürece karşıyım. Abdullah Öcalan, sadece hapishaneden çıkma karşılığında mı PKK terör örgütüne ‘silah bırak ve kendini dağıt‘ diyecek? Bu olmaz, bakın bu mümkün değil.”
“Terörle Mücadele Uzmanı Olarak Söylüyorum”
Ümit Özdağ, yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda terörizm ve anti-terörizm uzmanı olarak sürece karşı çıktığını vurguladı. Bu konuda uzmanlık geçmişine atıfta bulunarak şunları söyledi:
“Diğer siyasi parti genel başkanlarından ve Türkiye’deki birçok siyasetçiden farklı olarak bir terörizm ve anti-terörizm uzmanıyım. Lisans ve doktora derslerinde bu konuları anlattım, NATO’da terörizm toplantılarına katılmış biri olarak söylüyorum.”
“Türk Halkına Doğruları Anlatacağız”
Özdağ, süreci “cinnet pozisyonu” olarak nitelendirerek, Türk halkına doğruların anlatılması gerektiğini ifade etti.
“Bu Baltalanması Gereken Bir Süreç”
Ümit Özdağ, geçmişte benzer süreçlerin de kamuoyuna yanlış anlatıldığını belirterek, bu yeni sürecin tehlikelerine dikkat çekti:
“Şimdi televizyonlarda bir böyle mutluluk tablosu, polyannacılık oynanıyor. Ama biz bu filmi daha önce de gördük toplum olarak, unutmayalım. Defaatle bize aynı şeyler söylendi. Mesela daha yeni Suriye’de çok zafer kazandık, Amerikalılar bırakıp gidiyordu… Terör örgütü olarak kabul ettiğimiz değil, mücadele de ettiğimiz, içeriye attığımız adamı dışarıya çıkartıp, mecliste konuşma yaptırıp, belki milletvekili olarak meclise sokmayı içeren bir süreç başlamış bulunuyor. Şimdi meseleye böyle bakınca neden mi baltalıyorum? Bu baltalanması gereken bir şeyde onun için. Bu durdurulması gereken, bu bir cinnet pozisyonu.”
“Abdullah Öcalan’ı Serbest mi Bırakacaksınız?”
Özdağ, sürecin terör örgütü liderleri ve üyelerini kapsayacak bir affa dönüşmesi ihtimaline dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türk halkına doğruları anlatacağız. Şunu bilsin Türk halkı, tamam Abdullah Öcalan’ı serbest mi bırakcaksınız? Peki Abdullah Öcalan’ı serbest bırakırken, şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde hapishanelerde tutuklu bulunan ve haklarındaki yargı kararları kesinleşmiş 5 bine yakın PKK’lı ne olacak? Onlar serbest kalacaklar mı? Bu af, Cemil Bayık’ı, Murat Karayılan’ı kapsayacak mı? Tamam, bütün Türkiye bütün PKK’lıları affetti. Peki ya biz PKK’lıları affettik, FETÖ’cüler içeride kalacak diyebilir miyiz? Olmaz. Ondan sonra peki onları affettik, IŞİD’çileri affetmiyoruz diyebilir misiniz? Hayır. Bütün IŞİD’çileri, FETÖ’cüleri, PKK’lıları serbest bıraktınız.”
Bu tür bir affın, başka terör örgütlerini de kapsama riski taşıdığını belirten Özdağ, bunun sonuçlarının çok daha büyük sorunlar doğurabileceğini ifade etti.
“PKK’nın Talepleri Nerede Son Bulacak?”
Ümit Özdağ, PKK’nın affedilmesi karşılığında başka taleplerle gelebileceğine dikkat çekerek şunları dile getirdi:
“Peki PKK şöyle mi diyecek; ‘Tamam, biz sadece affedilme karşılığında bütün diğer politikalarımızı terkettik, başka hiçbir şey istemiyoruz. Anayasada değişiklik istemiyoruz. İlk üç maddeden çok memnunuz. 66’ncı maddedeki ‘Türk Milleti‘ tanımı bizi de temsil ediyor.’ Bunlar akla aykırı şeyler.”
“Suriye’deki Gelişmelerle Paralellik Gösterebilir”
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreçle bağlantılı olduğunu ifade eden Özdağ, YPG ve SDG ile ilgili projelere dair endişelerini dile getirdi:
“Suriye’de YPG’nin -SDG’nin- şimdi duyuyoruz ki DEM heyeti SDG – yani YPG – ile de görüşecekmiş. Güvence altına alınması karşılığında oraya dokunmayacaksınız. Zaten Amerikalılar da bölgeye geliyorlar. ‘Ya bırakın siz YPG’yi, biz PKK’lıları da çaktırmadan YPG’nin içine yediririz.’ diye bir başka proje mi hazırlanıyor?”
Zafer Partisi’nin bu süreci yakından takip ettiğini belirten Özdağ, Türk halkına doğruların anlatılmasının temel görevleri olduğunu söyledi.
“Türk Milleti’ne yalan söylenmesini istemiyoruz ve söylenen yalanları da Türk Milleti’ne anlatacağız önümüzdeki süreçte.”
Ümit Özdağ: “Provokasyonlar Olabilir, Ancak Asıl Mesele Başka”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, canlı yayında provokasyonlara ilişkin sorulan bir soruya dikkat çeken açıklamalarla yanıt verdi. Özdağ, sürecin provoke edilmeye açık olduğunu belirtirken, asıl sorunun terör örgütüyle yapılan pazarlıkta neyin teklif edildiği olduğunu vurguladı.
“Provokasyonlar Olabilir mi? Tabii ki Olur”
Özdağ, süreçte provokasyon ihtimaline değinerek, bu tür olayların hem PKK içinden hem de farklı devletlerin müdahaleleriyle gerçekleşebileceğini söyledi:
“Bu soruyu onlara sormalısınız ama şöyle bir ihtimal var. Tabii bu süreç provoke edilebilecek, PKK içinden provoke edilecek bir süreç. PKK’yı değişik bağlantılarla angaje etmiş devletlerin provoke edeceği bir süreç.”
Geçmişte yaşanan olayları hatırlatan Özdağ, TUSAŞ’a yapılan saldırıya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Daha PKK, TUSAŞ’ı basalı kaç gün oldu arkadaşlar? Orada bir mühendis hanımın öldürülmesinin üzerinden kaç gün geçti? Kapıdaki güvenlik görevlisinin çarpışarak şehit olmasının üzerinden kaç gün geçti?”
“Asıl Mesele Başka”
Provokasyon ihtimalini kabul etmekle birlikte, Özdağ, esas sorunun terör örgütü ile yapılan pazarlığın içeriği olduğunu belirtti:
“Onun için provokasyonlar olabilir mi? Tabii ki olur. Ama mesele o değil, mesele onun dışında ele alınmalı. Siz terör örgütüne ne karşılığında bu affı veriyorsunuz? Onlar sizden ne istiyorlar? Siz ne vermeyi kabul ettiniz? Çünkü bu iş karşılıklı bir alışveriş olmadan olmaz.”
Ümit Özdağ, sürecin şeffaf yürütülmesi ve Türk halkının bu pazarlığın detayları hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Ümit Özdağ: “Bu Süreç, Cumhur İttifakı’nın Projesi”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları ve sürecin arkasındaki planlara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, bu sürecin Cumhur İttifakı’nın bir projesi olduğunu ve kamuoyundan gizli bir şekilde yürütüldüğünü iddia etti.
“Bahçeli Söyledi Diye Olmaz”
Veli Toprak’ın, MHP lideri Bahçeli’nin “Herhangi bir şart belirtmeden silahları gömecekler, gelip teslim olacaklar” ifadelerini hatırlatması üzerine Özdağ, bunun mümkün olmadığını söyledi:
“Veli Bey, o işler böyle olmaz. Dünya tarihinde bunun bir örneği yok. “Bahçeli öyle söyledi” bırakın söyler. Bunun hiçbir önemi yok Bahçeli’nin o anlamda ne söylediğinin. Zaten Türk halkından gizlenen de bu. Bir terör örgütüne pazarlık yapıyorsunuz.”
Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelere dikkat çeken Özdağ, sürecin arkasındaki gizli pazarlıklara vurgu yaptı:
“Abdullah Öcalan, ‘ya siz beni serbest bırakın, başka hiçbir şey istemiyorum.’ bu olmaz. Bu bir pazarlık.”
“Erdoğan Süreci İzliyor, Bahçeli Ön Planda”
Özdağ, sürecin Cumhur İttifakı’nın bir projesi olduğunu, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini geri plana çektiğini belirtti:
“Bu Cumhur İttifakı’nın projesi. Ama Erdoğan, Bahçeli’yi ön plana sürdü. Kendisi bugün İstanbul’daydı, bakın hiç topa girmiyor.”
Özdağ, geçmişte Dolmabahçe görüşmelerini hatırlatarak, Erdoğan’ın bu süreçte benzer bir yaklaşım sergilediğini ifade etti:
“Dolmabahçe’de AKP’li siyasetçiler, AKP’li bürokratlar fotoğraf çektirdiler DEM’lilerle – o zaman ki HDP’lilerle. Mutabakat metni imzaladılar. Oradan buzdolabına kondu – öyle söylediler. Ve o fotoğraftan 15 gün sonra çıktı Erdoğan dedi ki; ‘Bu iyi bir şey değil.’ Şimdi onun için Erdoğan aynı şekilde kenara çekildi, süreci izliyor.”
“Kamuoyundan Gizli Görüşmeler Yapılıyor”
Özdağ, sürecin perde arkasında Öcalan’la birçok gizli görüşme yapıldığını öne sürdü:
“Kamuoyunun gözünden uzak ve habersiz, gizli, Abdullah Öcalan’la birçok görüşmenin yapıldığı anlaşılıyor. Şimdi siz ‘ya git şununla görüş‘ diye bir konuda ısrarcı iseniz birisine, görüş dediğiniz kişinin ne söyleyeceğini biliyorsunuzdur. Bahçeli’de, Abdullah Öcalan’ın DEM’lilere ne söyleyeceğini biliyordu. Çünkü bu önceden çalışılmıştı.”
Zafer Partisi olarak, bu süreçte yapılan pazarlıkların detaylarını sorguladıklarını belirten Özdağ, şu soruyu yöneltti:
“Arkadaşlar, bunu çalışırken ne verdiniz? Biz hiçbir şey vermedik. Ya hiçbir şey vermediyseniz PKK neden 1984’ten beri, 99’da yakalandı 25 sene oldu, 25 senede PKK terörü neden durmadı?”
“PKK, YPG ile Güçleniyor”
Özdağ, PKK’nın durumu hakkında şu değerlendirmede bulundu:
“‘Ya PKK terörü çok kötü bir durumda‘ hayır çok kötü bir durumda değil. PKK, artık tek başına PKK değil. PKK, YPG çünkü. Suriye’de kaç bin tane YPG’li var, Amerikan ordusu tarafından yetiştirilmiş? 120 bine kadar çıkan rakamlar var.”
Ümit Özdağ: “Türk Halkına Karşı Psikolojik Operasyon Yürütülüyor”
Özdağ, yürütülen sürecin Türk halkına karşı iyi planlanmış bir psikolojik operasyon olduğunu öne sürdü.
“İyi Çalışılmış Bir Psikolojik Operasyon”
İmralı ziyaret izinleriyle ilgili soruya Özdağ, sürecin bir senaryo olduğunu iddia ederek şu ifadeleri kullandı:
“Bakın, şimdi bugün bu üçlü ziyarette kim vardı? Ahmet Türk, daha bundan bir ay önce terörist diye büyükşehir belediye başkanlığından? Şaka gibi değil mi? Onun için iyi çalışılmış, iyi bir iletişim stratejisi çerçevesinde yürütülen bir psikolojik operasyon var Türk halkına karşı.”
“Anayasa Değişikliği ve Süre Uzatılması Hedefleniyor”
“Bahçeli ve Erdoğan bu projeden ne kazanacak?” sorusuna yanıt veren Özdağ, sürecin Erdoğan’ın iktidar süresini uzatmayı hedeflediğini iddia etti:
“Anayasa değişikliği ve bu anayasa değişikliğiyle Erdoğan’ın süresinin uzatılması. Bakın, şimdi yangından mal kaçırır gibi bir çalışma var değil mi? Ben de boşuna Haziran 2025’te seçim var demiyorum.”
Özdağ, AK Parti’nin yaklaşan seçimlere hazırlık kapsamında, siyasi organizasyonlarda köklü değişiklikler yaptığını belirtti:
“Bazı şeyler o kadar sıkışıyor ki, Mayıs’taki kongresini Şubat’a alıyor. Doğru mu? İstanbul’da ne yapıyor? Bağcılar Belediye Başkanını istifa ettiriyor ve İstanbul İl Başkanı yapıyor AK Parti’nin. Daha birçok örnek var.”