Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: “Türk Milleti’nden Gizlenen Bir Pazarlık Yapılıyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması iddiaları ve Türkiye’nin ekonomik krizi hakkında sert açıklamalarda bulundu. Ayrıntılar haberimizde.

Zafer Partisi Genel Başkanı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’nin gündemini değerlendirdiği açıklamasında, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştirdi. Özdağ, bu sürecin Türk milletinden gizlenen büyük bir pazarlık içerdiğini ileri sürdü.

“Bahçeli’nin Açıklamaları Bizi Şaşırtmadı”

Ümit Özdağ, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin açıklamalarının beklenmedik olmadığını belirtti:

“Sayın Bahçeli’nin, bu konuşmayı yapmasından çok önce geçen sene Türkiye Büyük Millet Meclisi MHP kulislerinde bu konuşmanın altyapısının nasıl milletvekilleri arasında hazırlandığını bildiğimiz için ve Bahçeli’nin ‘Önümüzdeki dönemde çok şey değişecek inşallah Türkiye değişmez‘ diyerek bu yaşananlarla ilgili korkusunu beyan ettiği için ve İstiklal Harbi’ni vermiş, bir terör örgütü tarafından bombalanmış gazi Meclise, bir Mehmetçik katilini, bir teröristi konuşmaya davet etmesi bizi şarşırtmadı ve şimdi sürecin devam ettiğini görüyoruz.”

“Abdullah Öcalan Serbest Kalacak İddiaları”

Özdağ, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılacağı ve PKK’ya silah bırakma çağrısı yapacağı iddialarını gündeme getirerek bu tür planların aldatıcı olduğunu ifade etti:

“Türk kamuoyuna şu mesaj verilmek isteniyor; Abdullah Öcalan çıkacak ve affedilecek. Affı karşılığında PKK’ya silahları gömün diyecek ve PKK da terör eylemlerini sona erdirecek. Değerli arkadaşlar bu büyük bir yalan. Tarihi boyunca hiçbir terör örgütü bu şekilde silahlarını gömüp terörü sona erdirmemiştir.”

PKK’nın uluslararası bağlantılarına da vurgu yapan Özdağ, örgütün yalnızca Türkiye’de değil, Ortadoğu, Avrupa, Rusya, Afrika ve Kuzey Amerika’da da faaliyet gösterdiğini ve bu yapının terörü sona erdirme ihtimalinin olmadığını belirtti.

“Genel Af ve Diğer Örgütlere Etkisi”

Özdağ, planlanan sürecin sadece PKK’yı değil, FETÖ ve IŞİD gibi örgütleri de kapsayabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi:

“Bu pazarlık sadece Abdullah Öcalan’ın serbest kalmasıyla değil, hapishanelerdeki PKK’lıların da serbest kalması, şu anda örgütün terör kadrosundaki unsurları için af gelmesi anlamına geliyor. Böyle bir şeyin olması durumunda bu sadece PKK’yı değil FETÖ’yü de kapsar. Ankara’da FETÖ’cülerin arasında büyük bir heyecan dalgası başlamış. ‘Biz de çıkıyoruz‘ diye.”

Genel bir affın terör, uyuşturucu ticareti ve organize suçlarla mücadeleyi baltalayacağını vurgulayan Özdağ, bu durumun toplumda güvensizliği artıracağını ifade etti.

“Türk Milleti’nden Gizlenen Pazarlık”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve Türk milletinden gizlendiğini savundu:

“Türk Milleti’nden gizlenen bir pazarlık yapılıyor.”


“PKK ve PYD’nin Talepleri Masada”

Ümit Özdağ, PKK ve PYD’nin anayasal taleplerine ve gündeme getirilen maddelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özdağ, bu taleplerin Cumhur İttifakı tarafından kamuoyuna tam olarak yansıtılmadığını savundu:

“PKK ve Abdullah Öcalan anayasada değişiklik yapılmasını istiyorlar. İlk üç maddeyi gündeme getirmişler. Kürtçenin resmi dil olması, eğitim dili olması, özerklik… Bunların hepsinin masada tartışma konusu olduğunu biliyoruz. Dolmabahçe mutabakatıyla almış olduklarından daha azıyla yetineceklerini Cumhur İttifakı hiç kimseye anlatmasın. Doğru değil.”

“Suriye’de Gerçek Kazanan İsrail Oldu”

Ümit Özdağ, Türkiye’nin Suriye politikasını ve “başarı hikayesi” söylemlerini eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Suriye’de ‘Şam Fatih’i‘ şöyle galibiz böyle galibiz diye bir başarı hikayesi anlatmaya çalıştılar ama Suriye’de projenin gerçek sahibi İsrail ve gerçek kazananı da İsrail oldu.”

Amerikan ordusunun PYD ile ilişkilerini de değerlendiren Özdağ, şu açıklamaları yaptı:

“Tevizyonlarda “Amerikan ordusu gidiyor”, PYD’ye ‘silah bırakacak ya da yok olacak’ dediler. Ancak PYD başkanını, HTŞ lideri Golani ile görüşmeye götürdüler – Şam yakınlarındaki bir üsse helikopterle -. Görüşmede anlaşma sağlanamadı. Görüşmede bulundular, anlaşma sağlanamadı ve geri getirdiler. Hangi konuda anlaşma sağlanamadı? Bir, “biz dağılmayız“. Değişik sayılar veriliyor biliyorsunuz PYD’nin 100 bin 120 bin vs. tabi gerçek eğitimden geçmiş 77 bin tane elemanı var PYD’nin, diğerleri yan unsurlar. “Bunlar lav etmeyiz, Suriye ordusunun bir parçası olursak bir kolordu olarak bütün bir PYD yapısı birliğimizi, komuta sistemimizi bozmadan oluruz“. İki, “bizim bölgemiz özerk olur” dediler. Üç, Şam “petrolün yüzde 20’si sizin yüzde 80’i bizim” dedi. Ona da “hayır” dediler “yüzde 50’si bizim, yüzde 50’si sizin“. Anlaşma sağlanamadı. Gittiği söylenen Amerikan ordusunun Kobani’ye, Ayn Arab’a, şimdi üs kurduğuna dair görüntüler geliyor. Pentagon ne kadar yalanlarsa yalanlasın ve birden IŞİD dediğimiz istihbarat yapılanması Amerikan Birleşik Devletleri’nde terör eylemleri yapmaya başladı.”

“Suriye’nin Kuzeyinde Fırsat Kaçırıldı”

Suriye’nin kuzeyine yönelik operasyon fırsatlarının değerlendirilemediğini savunan Özdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) harekete geçmediğini söyleyerek, eleştirdi:

“Bir fırsat kaçmıştır. Nedir biliyor musunuz o fırsat? HTŞ, Şam’a girerken eğer TSK’da Suriye’nin kuzeyine girip bu işi halletseydi, bir sonuç alınabilirdi. Ama Ankara’dan yapılan “gelirsem oraya seni çok fena döverim, bırak bakayım silahlarını” şeklindeki tehditlerin hiçbir geçerliliğinin olmadığını bir kez daha gördük.”


“Ekonomik Kriz Derinleşiyor, Vatandaş Açlıkla Mücadele Ediyor”

Ümit Özdağ, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize dikkat çekerek, dar gelirli vatandaşların ve emeklilerin yaşam mücadelesine vurgu yaptı:

“Ankara’da her gün bir başka pazar yerini ziyarete gidiyorum ve dolaşıyorum. Arkadaşlar, dar gelirli dediğimiz asgari ücretli, emekli, dul, yetim ve memur, açlıkla mücadele ediyor ve hiç kimse filesini doldurarak, torbasını doldurarak pazardan çıkamıyor. Pazara gelip 50 lirayla alışveriş etmeye çalışan insanları gördük. Saatlerce pazarda elindeki 50 lirayı veya 120 lirayı neye harcayacağını karar veremeyip ayrılan insanları, elinde küçük bir torbayla görüyoruz.”

Özdağ, hükümetin yaptığı zamların yeterli olmadığını ve bunun “sadaka” niteliği taşıdığını belirtti:

“İktidarın yapmış olduğu zam, zam değil adeta bir sadaka niteliği taşıyor. İktidar, olanca hızıyla devlet kaynaklarını israf ederek harcarken, yine gereksiz kamu harcamaları, binalar, lüks araçlar böyle bir ekonomik krizin içinde utanmazca para harcanaraak tedarik edilirken sıra vatandaşa geldiğinde Mehmet Şimşek, “enflasyonu arttırır” diyerek vatandaşın gırtlağından kestiği gibi esnafı da taciz edecek, zaten siftah yapamayan insanı daha da zora sokacak vergilerle tepesine biniyor.”

“Maliye Bakanlığı Zulüm Bakanlığına Dönüştü”

Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarını sert bir şekilde eleştiren Özdağ, halkın üzerindeki vergi yüküne ve hükümetin ekonomik krizden çıkış için ortaya koyduğu programların yetersizliğine dikkat çekti:

“Eğer Mehmet Şimşek’in yüreği varsa, ben gerçekten adamım diyorsa, bu halka karşı zerre saygım var diyorsa, çok bir şey istemiyoruz Zafer Partisi olarak. Kendi Bakanlığının saraya yollamış olduğu ‘yasa teklifinden çıkarılan maddeleri tekrar o yasaya koymazsanız istifa ediyorum‘ desin, biz de görelim.”

Özdağ, hükümetin kaynakları yanlış yöneterek asıl vergileri halktan topladığını belirtti:

“Mehmet Şimşek Maliye Bakanlığı yapacaksa kur korumalı mevduat sahiplerine aktarmış oldukları paradan alsınlar, beşli çetenin vergi aflarından alsınlar. Ama bunu yapmayıp asgari ücretiyle bebeğine süt ve mama alan veya bez alan anneden vergi alarak yapılan Maliye Bakanlığı, Maliye Bakanlığı değil. Zulüm Bakanlığıdır.”

“Borçla Günü Kurtarma Politikaları Başarısız Olacak”

Özdağ, mevcut ekonomik programın Türkiye’yi krizden çıkarma potansiyelinin olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu programın Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracağına dair de ortada hiçbir veri yok arkadaşlar. Hiçbir veri yok. Borca yeni borçlar ekleyerek, adeta tefeci faizi ödeyerek sıcak parayla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Jeopolitik tavizler vererek iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar.”


“Zafer Partisi Sahaya İniyor: Mehmetçik Katillerine Af Yok”

Ümit Özdağ, Zafer Partisi’nin kuruluşunun ardından gerçekleştirdiği kongrede, yeni çalışma dönemi için yol haritasını açıkladı. Partinin ekonomi ve terörle mücadeledeki duruşunu vurgulayan Özdağ, yaklaşan seçimlere yönelik hazırlık sürecini ve sahadaki faaliyetlerini paylaştı.

“Kuruluşumuzun üzerinden 29 ay geçti ve kongremizi yaptık. Yeni Genel İdare Kurulumuzu ve yeni divanımızı oluşturduk. Bu Genel İdare Kurulu ve divanımızla yeni bir çalışma dönemini başlattık. 17-19 Ocak’ta Antalya’da ilk başkanlarımızla 2025 içerisinde muhtemelen Haziran ama yetiştiremezlerse sonbaharda yapılacak seçimlere hazırlık için ilk kamp çalışmamızı gerçekleştireceğiz.”

Zafer Partisi’nin sadece ekonomik krizle değil, terörle mücadeledeki duruşuyla da sahada olacağını belirten Özdağ, ilk mitingin Karaman’da düzenleneceğini duyurdu:

“Artık meydanlara çıkma zamanının geldiğini düşünüyoruz ve ilk mitingimizi 9 Ocak Perşembe günü Karaman’da gerçekleştireceğiz. Sonrasında Anadolu’nun değişik yerlerinde ‘Mehmetçik Katillerine Af Yok‘ mitinglerini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Sadece illerde değil, ilçelerde de miting yapacağız.”

“Anayasaya El Uzatılmasına Karşı Mücadele”

Özdağ, anayasanın temel ilkelerine yönelik müdahalelere karşı güçlü bir duruş sergileyeceklerini ifade etti:

“Sıra madem anayasamıza el uzatılıyor, madem Türk Milleti’nin elinden devleti alınmaya çalışılıyor, madem 66’ncı maddeyle oynanıyor, ilk üç madde gündeme getiriliyor ve madem teröristbaşı elinde binlerce askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, posta memurumuzun kanı varken, kravat takıp Ankara sokaklarında bu serseriyi dolaştırmamamız gerekiyor; biz de bunun mücadelesini vereceğiz.”

Özdağ, Zafer Partisi’nin sahadaki varlığıyla Türkiye’nin her bölgesinde halkla bir araya geleceğini vurgulayarak şunları ekledi:

“Parlamentoda değiliz ama Türkiye’yi parlamentoya çeviririz dedik.”